KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/26816 E., 2023/7981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/333 E. 2015/524 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/333 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; takdiri indirim nedenlerinin sanık lehine uygulanmaması gerektiğine, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; emlak komisyoncusu olan sanığın suç tarihinde ...Emlak isimli iş yerini çalıştırdığı, mağdurun kiralık ev aradığı sırada sanık ile tanıştığı, sanığın katılana ait daireyi katılanın haberi ve rızası olmaksızın 6.750,00 TL kira bedeli alarak düzenlediği sahte kira sözleşmesiyle mağdura kiraladığı, kira ücretini katılana vermediği, görevinin ... meslek olarak nitelendirilemeyeceği, bu şekilde sübut bulan eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kurumların cevabi yazıları, tahsilat makbuzu ve kira sözleşmesinin örnekleri, mağdur ve katılanın beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Emlak komisyoncusu olan sanığın katılana ait daireyi onun bilgisi ve rızası olmaksızın mağdura kiralayıp bir yıllık kira bedeli adı altında 6.750,00 TL parayı alıp menfaat temin etmek suretiyle basit dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, Mahkemenin sanığın mesleğinin ... meslek olarak nitelendirilemeyeceği ve bu nedenle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamına girmeyeceğine yönelik kabulü doğru olmakla birlikte, sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de,
maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; sanığın mağdura verdiği tahsilat makbuzunda yazılı ...Emlak Şti. ünvanlı iş yerinin ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı araştırılması, yine, sanığın daire satışlarıyla ilgili eylemlerine ilişkin Dairemizin 2021/21980 Esas sırasında kayıtlı olan ve incelemeye konu dosya ile aynı gün ele alınan dava dosyasının içeriğinden, .....
İnşaat Otomotiv Emlak Kuyumculuk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi olduğunun ve anılan şirket ile ...Emlak Şti. ünvanlı iş yerinin aynı adreste faaliyet gösterdiklerinin anlaşılması karşısında, şirketin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile vergi mükellefiyet kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, eylemini gerçekleştirirken şirket bilgilerini kullanıp kullanmadığının belirlenmesi,
bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de; a) Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 15.08.2011 olarak gösterilmesi yerine 2012 şeklinde gösterilmesi, b) Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki. “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir.
Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
d) Sanığın basit dolandırıcılık suçundan cezalandırıldığının belirtildiği hâlde uygulama maddesinin 157/1-d şeklinde yanlış gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuş, e) Sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan kurulan hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
f) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/333 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26816, K. 2023/7981, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama