İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40586 K.2026/52

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin…

Esas2021/40586Karar2026/52Tarih5 Ocak 2026Okuma7 dk · 1.386 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/40586 E., 2026/52 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ocak 2026
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/83 E., 2019/338 K.
Suç
Nitelikli dolandırıcılık
Hüküm
Beraat
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.386 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Kayseri 3. Ağır Mahkemesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/128 Esas, 2017/535 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 62/1, 52/2,4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ve cezalandırılması istemine ilişkindir.

III. TEMYİZ

Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;

mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle diğer yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Yargıtay üyesi ...'ın Karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Bölge adliye mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin olarak Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; "ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmünün kaldırılarak CMK' nın 280/1-a yollaması ile anılan Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;

bu kanun hükmünün delil değerlendirmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilmesi hallerinde uygulanabileceği sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise CMK' nin 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması ve taraflarda çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerekirken duruşma açılmadan dosya üzerinde inceleme ile beraat hükmü kurulduğuna" ilişkin sayın çoğunluğun bozma kararına katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;

CMK' nın 280/1-a maddesi " İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine , 303 maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f),

(g,) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" ve yine CMK'nın 303/1-a maddesi ise "(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise aşağıdaki hallerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine yada alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmedilmesi gerekirse." hükümlerini amirdir.

Görüldüğü üzere istinaf kanun yolunda " Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma başlıklı 280 maddesi 1- a bendinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yönünden temyiz kanun yolunu düzenleyen CMK' nın 303 maddesi birinci fıkrasının a-c-d-e-f-g ve h bentlerine atıf yapmakla yetinmiş aycıca bir düzenleme yapılmamıştır.

Yargıtay'ın hukuka aykırılığı düzeltme yetkisi olan hallerden biri olmak üzere CMK' nın 303/1-a bendi "Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmedilmesi gerekirse" haline hasredilmiştir. Görüldüğü üzere burada asıl kriter olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeyen hallerle sınırlandırılmış olmasıdır. Maddenin uygulanması için başka bir kriter söz konusu değildir.

Olayın daha ziyade aydınlatılması gereken durumlarda maddenin uygulanması mümkün olmayıp, temyiz kanun yolunda hüküm bozulacak, istinaf kanun yolunda ise duruşma açılarak ilk derece mahkemesinde yapılan ve hukuka aykırılığı tespit edilen işlemler yenilenecek, belirsizlikler giderilecek ve gerekli ise yeni delil toplanacak bu işlemlerin tamamlanmasından sonra hüküm kurulacaktır.

CMK' nın 282/1-d maddesi " Bölge adliye mahkemesi duruşmalarında dinlenmesi gerekli görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır" hükmünü amir olup madde anlatımından ilk derece yargılamasından farklı olarak hukuki ve maddi denetim yapılan istinaf kanun yolunda itiraz ve şüphe bulunmayan hukuki işlemlerin tekrar yapılmasına gerek olmadığı yani istinaf kanun yolunda bölge adliye mahkemelerinin böyle bir zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Evvel emirde ifade etmek gerekir ki; CMK' nın 217/1 maddesi soruşturma aşamasında toplanan delillerin duruşmada huzura getirilip tartışılmasını ifade eder. Kovuşturma evresinde delillerin bir kez huzura getirilip tartışılması zorunludur. Kovuşturma evresi iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar olan evreyi kapsamankta olduğu nazara alındığında kovuşturma aşamasının devam ettiğine kuşku bulunmayan istinaf kanun yolu yargılamasında, delillerin ilk derece mahkemesinde toplanarak değerlendirildiği delillere ilişkin işlemlerin yeniden tekrarlanması sonucunu doğurmayacaktır.

Burada ceza muhakemesinin ilkelerinden olan doğrudan doğruyalık ilkesinin ihlal edilip edilmediği sorununun ortaya çıkabileceği düşünülebilir ise de; ilk derece mahkemesi hakimi tarafından yapılan ve istinaf kanun yolunda CMK' nın 282/1-d maddesi kapsamında yeniden dinlenilmesine lüzum görülmeyen tanık ve bilirkişilerin yeniden dinlenme zorunluluğu bulunmadığı ve kovuşturma evresinin ilk derece mahkemesinde iddianamenin kabulü ile başlayıp istinaf incelemesinde de devam etmekte olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında istinabe yasağı olan haller dışında sanığın sorgusu, tanık dinlenmesi,

tanık ve sanıktan başka kişilerin açıklamaları yönünden, keza keşif ve bilirkişi incelemeleri de dahil duruşmada yapılması gereken işlemlerin istinabe yolu ile yapılmasına usul hükümlerinin cevaz vermesi ve yine duruşmada hakim değişikliğinin de doğrudan doğruyalık ilkesini ihlal sonucunu doğurmayacağı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinde yapılan usul işlemleri istinaf kanun yolunda usule aykırılık yada eksiklik nedeniyle yenilenmesi gerektiği kanaati oluşmadığı sürece bu işlemlerin yenilenmesine gerek bulunmayacaktır.

İstinaf kanun yolu yargılaması ilk derece yargılamasından bağımsız ve ayrı bir yargılama değil istinaf kanun yolu yargılaması ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamanın devamı ve kovuşturmanın bir evresidir. CMK' nın 282/1-d maddesi bu durumu ifade etmektedir.

Öte yandan istinaf kanun yolu yargılamasında asıl olan hukuka aykırılık yada eksiklik söz konusu olmayan usul işlemlerinde usul işlemi tekrarlanmadan ve duruşma açılmadan kanun yolu incelemesinin maddi olay ve hukuka uygunluk bağlamında dosya üzerinde incelenmesidir.

Usul işlemlerinde bir hukuka aykırılık yapılmış yada yapılan usul işlemi bir noktada belirsiz, mütenakıs nitelikte ise yada maddi meseleye dair toplanması gereken bir delil toplanmamışsa bu hallerde mutlaka duruşma açılmalı ve sırf bu usul işlemleri yönünden eksiklik yada hukuka aykırılık duruşmada giderildikten sonra istinaf kanun yolunda hüküm kurulmalıdır.

Bunun dışında CMK' nın 282/1-f maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince tayin edilen cezadan istinaf kanun yolunda tayin olunacak ceza daha fazla ise yada CMK' nın 226 maddesinin uygulanmasını gerektiren ek savunma hakkı tanınmasının zorunlu olduğu haller dışında ilk derece mahkemesin de hukuka uygun olarak sorgusu yapılmış sanığın istinaf kanun yolunda yeniden dinlenmesi için dahi duruşma açmak gereksizdir.

Yine ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün istinaf kanun yolunda duruşma açılmaksızın CMK' nın 303/1-a maddesi kapsamında kaldırılarak beraat hükmü kurulmasında suçun mağduru yada doğrudan doğruya zarar göreni yönünden hak arama hakkına aykırılık teşkil edip etmeyeceği sorunu açısından hükmün niteliğinin mahkumiyetten beraate dönüşmüş olması nedeniyle CMK' nın 286/1-d maddesi kapsamındaki bazı suçlar dışında temyiz kanun yoluna tabi olması nedeniyle hak arama hakkının ihlali sonucunu doğurmayacaktır.

Diğer tarafdan bozma kararının gerekçesinden CMK' nın 303/1-a maddesinin ancak delil değerlendirmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceğine ilişkin ibareye de katılmak mümkün değildir. Madde metninden hükmün "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmedilmesi hallerinde uygulanabileceği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla derhal beraat kararı verilebilecek hal ibaresi kanunun lafzı ile bağdaşmamaktadır. İlk derece mahkemesinden verilen mahkumiyet hükmünün anılan maddeye dayanılmak suretiyle istinaf kanun yolunda delillerin toplanmasında hukuka aykırılık, eksiklik yada belirsizlik gibi nedenlerle yenilenmesinin gerekmediği durumlarda duruşma açılmaksızın beraat yada davanın düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca davanın esasına girilerek temyiz nedenlerine ilişkin inceleme yapılması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun ilk derece mahkemesinde kurulan mahkumiyet hükmünün ilk derece mahkemesinde yapılan işlemlerde hukuka aykırılık, eksiklik yada belirsizlik bulunmasa dahi derhal beraat kararı verilebilecek durumlar haricinde duruşma açılmadan ve taraflar duruşmaya çağrılmadan mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilemeyeceğine ilişkin bozma kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40586, K. 2026/52, 5 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. A. İlk Derece
  5. B. İstinaf
  6. II. Temyiz Sebepleri
  7. III. Temyiz
  8. IV. Karar
  9. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40586
Karar No
2026/52
Tarih
5 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40605 K.2026/782
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40610 K.2026/644
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40617 K.2026/639
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40619 K.2026/242
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40621 K.2026/275
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40649 K.2026/72

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.