KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/11429 E., 2025/8245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/476 E., 2018/1429 K.
- Suç
- Özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/476 Esas, 2018/1429 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1136 sayılı Avukatlı Kanunu'nun 59. maddesine, 15.07.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen fıkra ile ''Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2. maddesi uygulanmaz.'' ve 30.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun'un 15. Maddesi ile 1136 sayılı Avukatlı Kanunu'na eklenen geçici madde ile "59 uncu
maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır...” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan verilen mahkumiyet kararının temyize tabi olduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de;
avukat olarak görev yapan sanık ... aleyhine katılan ... tarafından tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davalı sıfatı taşıyan sanığın bu davanın esasını oluşturan özel belge niteliğindeki inanç sözleşmesinde kendi adına atılmış bulunan imzanın üzerinde tahrifat yaptığının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın avukat sıfatıyla yaptığı herhangi bir işlemin bulunmadığı, isnat edilen eylemin avukatlık görevinden kaynaklanmadığı gibi bu görevin ifası sırasında da gerçekleşmediği, bu suretle hükmün yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında temyiz kanun yoluna tabi olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Ceza miktarını arttırmayan suçun vasfının değişmesinin hükme temyiz edilebilirlik niteliği kazandırmadığı, cezanın kesinlik sınırında kaldığı dikkate alınarak değişen suç vasfına göre özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçu açısından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/11429, K. 2025/8245, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama