İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/7464 Karar: 2024/13949 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/7464 K.2024/13949

11. Ceza Dairesi 2022/7464 E. , 2024/13949 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2021/278 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize h

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/7464 E. , 2024/13949 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2021/278 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize h

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/7464 E. , 2024/13949 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2021/278 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihinde Sivas İl Milli Eğitim Müdürlüğünde mutemet olarak görevlendirilen sanığın, görev yaptığı süre zarfında, ücretsiz izne ayrılan, emekli olan ya da bir şekilde görevden ayrılması dolayısıyla maaş ve ek ders ücreti almaya hak kazanamayan kişilere maaş ve ek ders ücreti tahakkuk ettirerek, bu belgeleri gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisine imzalatmak suretiyle ödeme emirleri düzenlettirdiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/2. maddesinde yer alan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunun özgü suç niteliğinde olduğu ve kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi halinde bu madde hükmüne göre cezalandırılabileceği, sanığın suça konu belgeleri imzalama görev ve yetkisinin olmadığı, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında soruşturma izninin talep edildiği 02.07.2021 tarihinden, soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın kesinleştiği 11.10.2021 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik“ suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak, Üye ...’ın hükmün onanması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.11.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dairemizin 2022/7464 Esas ve 2024/13949 Karar sayılı Dosyasında, Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf, eyleminin hukuki vasıflandırılması ile ilgilidir. Başka bir değişle, sanığın eyleminin TCK.’nin 204/1. madde ve fıkra kapsamında kalan resmi belgede sahtecilik suçunu mu? Yoksa TCK.’nin 204/2. maddesi kapsamında kalan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu mu oluşturduğudur. Sanığın, gerek ilk derece mahkemesince gerekse Dairemizce kabul edilen eylemi şu şekildedir; Sanık ..., ... muhasebe birimi mutemedi olarak görev yaptığı, görevi kapsamında birim personeli ve öğretmenlere ait maaş, ek ders ödemeleri, eğitim-öğretim hazırlık ödemeleri gibi işlemleri yapmaya yetkili olduğu, sanığın bu işlemleri yaparken yetkisini kötüye kullanarak gerçeğe aykırı tahakkuk işlemleri yapıp tahakkuk eden parayı şahsi hesabına göndererek haksız kazanç elde ettiği, bu kapsamda; sanığın aylıksız izne ayrılan ve emekli olan personel hal değişikliklerini zamanında Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü sistemine işletmeyerek bu şahıslar aktif görevdeymiş gibi maaş tahakkuk ettirdiği, bankaya gönderdiği ödeme emrine ilişkin listede ise haksız maaş tahakkuk ettirdiği kişiler yerine kendi ismi ve banka hesap numarasını yazarak, tahakkuk eden paranın kendi hesabına girmesini sağladığı, okullardan gelen ek ders bilgileri, kontrol raporu ve puantaj cetveline emekli olan, aylıksız izinde bulunan kişilerin isim ve T.C. Kimlik numaralarını girerek bu kişiler adına haksız olarak ücret tahakkuk ettirdiği, bankaya gönderdiği, listede ise bu kişiler yerine kendi isim ve hesap numarasını yazdığı ve paranın kendi hesabına aktarılmasına sağladığı, ayrıca mutemetliğini yaptığı personelin maaş ve ek ders ücretlerine ekleme ve kesinti yaparak bunları kendi hesabına aktardığı ve yine sadece öğretmenlere hak olarak tanınan eğitime hazırlık ödeneği bordrosunu düzenlerken öğretmen olmadığı halde bordroya kendi ismini de dahil ederek haksız olarak ödenek tahakkuk ettirip hesabına geçirdiği, aylıkla ödüllendirilen personel listesini gerçeğe aykırı olarak kendi ismini de eklemek suretiyle harcama yetkilisine imzalatarak adına maaş ödülü tahakkuk ettirdiği ve bu parayı da hesabına intikal ettirdiği şeklindedir(mahkeme gerekçesinden). Bu hususlar sanığın ikrarı ile de sabittir. Yukarıda izah edilen eylemlerle ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Dairemizce kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak suçu yönünden ilk derece mahkemesi kararını düzelterek onandığı, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise eylemin “zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik” suçu oluşturduğu ve 4483 sayılı kanundaki hükümler uyarınca "kamu görevlisini resmi belgede sahtecilik suçu" yönünden soruşturma izni alınarak bu eylemden dolayı tecziyesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının bozulduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi bozma ilamına uyarak, sanığın zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. Sayın çoğunluk bu sefer eylemin sanığın görev kapsamında kalmadığı ve suç konu evraklarda imzasının bulunmadığı gerekçesiyle eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu değil, TCK.’nin 204/1. Maddesi kapsamında kalan basit resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu bu nedenle kararın bozulmasına ve suç tarihi itibariyle eylemin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmiştir. Sayın çoğunluğun yukarıdaki kabulüne katılmak mümkün değildir. Zira sanık amirleri tarafından mutemetlik görevi ile görevlendirildiği ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında 10 yıl boyunca mutemetlik görevini yaptığı, yukarıda belirtilen belgelere bazen kendi ad ve hesap numarasını eklemek, bazen çalışmayan ve aylıksız izinde olan personeli çalışıyormuş gibi göstermek suretiyle farklı fiziki sahtecilikler yaptığı gerek tüm dosya kapsamı gerekse sağın ikrarı ile sabittir. Kaldık ki, çoğunluğun bu kabulü, kabul edilebilir hukuki bir gerekçe olmadan hem bir önceki bozma gerekçesinde kabul edilen somut maddi ve hukuki olgulara hem de Dairemizin benzer durumdaki içtihatlarına aykırılık teşkile etmektedir. Dairemizin benzer durumlardaki içtihatları şu şekildedir; “...Suç döneminde Merkez Güveçli Pansiyonlu İlköğretim Okulu'nda hizmetli kadrosunda görev yapan sanığın; Bingöl Valiliğinin olur yazılarıyla mutemet olarak görevlendirilmekle 5237 sayılı TCK'nun 6/1-c maddesi kapsamında kamu görevlisi sıfatına haiz olacağı cihetle mutemet sıfatıyla düzenlediği tahakkuk evrakları ve bordrolar üzerinde yaptığı sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 204/2. maddesine uyan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini…”( 21.05.2013 T., 2012/21620 E., 2013/8327 K.) “…Ankara 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan sanığın 2007-2011 yılları arasında birçok defa Maliye Bakanlığının SAY-2000 olarak adlandırılan sistemine, bu sisteme bakan memurların izin vermesi sebebiyle müdahale ederek kurum memurlarının maaş hesaplarında oynamalar yaparak ortaya çıkan fazlalığı kendi hesabına aktarmak suretiyle müteselsilen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Ankara 1 nolu F tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 29.02.2012 tarih ve 2012/1-68 sayılı "sanık 06.08.2001 tarihinden itibaren devlet memuru Esas No : 2017/5190 olarak göreve başlamış, mutemet görevlendirmesi bulunmamakla birlikte 2002 yılında mutemetlik görevine başlamıştır." şeklindeki cevabi yazısından fiilen 2002 yılından itibaren daire amirinin sözlü emri ile maaş mutemeti olarak çalıştığı anlaşılan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde tanımlanan "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek eksik ceza tayini…”( 08.02.2018 T., 2017/5190 E., 2018/1046 K.) “Kuşadası Şehit Kaya Aldoğan Lisesinde mutemet olarak görev yapan sanık Mahmut Değer’in Eylül 1998-Şubat 2001 tarihleri arasında görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu suça konu “Ek Ders Ücret Çizelgesi ve Bordrolarını” tanzim ederek, tahakkuk memuru olan müdür yardımcısı ile ita amiri olan okul müdürüne imzalattıktan sonra, fazladan yazdığı ek ders ücretlerini, almaktan ibaret eylemlerinin, sanığın ek ders ücret bordrolarını düzenlemeye yetkili bulunması ve düzenleyip bizzat imzalaması nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 339/1 ve 80. (5237 Sayılı TCK.nun. 204/2.ve 43/1) maddelerine uyan teselsül eden memurun resmi evrakta sahteciliği suçunu oluşturduğunu değerlendiren mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından….”( 17.05.2007 T., 2006/8904 E., 2007/3496 K.) 5237 Sayılı TCK’nin 6/1-c maddesi kamu görevlisini ; “Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla bir kamu görevlisinin ilk atanma görevi farklı dahi olsa sonradan yetkili amirler tarafından belirli bir görev ile “sürekli”, “süreli” ya da “geçici” olarak “yazılı” ya da “sözlü” olarak görevlendirilmesi ve bu şahsın bu görevi ifa etmesi halinde şahıs artık bu görev açısından da kamu görevlisi sıfatını haiz olup yaptığı iş de kamu görevi kapsamında ifa edilen iş mahiyetindedir. Dairemizin yukarıda ki içtihatları da bu yöndedir. Sanığın amirleri tarafından mutemetlik görevi ile görevlendirildiği ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında 10 yıl boyunca mutemetlik görevini ifa ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, sanığın eyleminin zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve ilk derece mahkemesinin kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 25.11.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla