Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/7682 E. , 2024/6570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/38 E., 2020/865 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/7682 E. , 2024/6570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/38 E., 2020/865 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 2013/256 Esas, 2013/501 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 21.11.2016 tarihli ve 2015/9933 Esas, 2016/9826 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli ve 2017/38 Esas 2020/865 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafii temyizi dilekçesinde; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, malları teslim almadıklarına, temyiz dışı sanık ...'ın eylemlerine iştirak etmedikleri mahkemenin sanık ...'ın beyanında geçen kişileri dinlemeksizin eksik inceleme ile karar verdiği, mahkemenin uzlaştırma işlemlerini usulüne göre yapmadığı, dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek hükümlerin bozulmasını talep etmiştir. Katılan vekili; sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde cezaevinden firar etmiş olan temyiz dışı sanık ... 'ün medikal malzeme ticareti yapan katılana ulaşarak, medikal malzemeleri pazarlayabileceğini söylediği, değişik firmalardan medikal malzeme siparişi aldığını söylemesi üzerine, katılanın bahsi geçen malzemeleri İstanbul'dan getirttiği, katılanın yanında çalışan tanık ... ile birlikte bu malzemeleri kargo şirketinden teslim alarak İvedik Organize Sanayisine getirdikleri, burada diğer sanıklar ... ve ...'nın alıcı gibi mallara baktıkları, kutuları açıp içine baktıkları, bu esnada sanık ...'ın katılanın işçisi ...'i bir bahane ile şirkete gönderdiği, ancak dönüşte sanıkları ve malzemeleri bulamadığı, sanıklar ... ve ...'in diğer sanık ...'ın katılandan aldığı ürünleri alıcıymış gibi gözükerek katılanın çalışanı ...'i olay yerinden uzaklaştırılmasını sağlamak suretiyle ...'ın eylemine iştirak ettiklerinin kabulü ile sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanıklar; suçu inkar ederek malları faturası olmaması sebebiyle satın almadıklarını belirtmişlerdir. 3. Mahkemece sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenerek suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ,sanıkların katılanın talep ettiği edim miktarını karşılamaması sebebiyle uzlaşamadıkları, bu suretle izah edilen deliller çerçevesinde sanıkların dolandırıcılık suçundan mâhkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun'un 142 maddesinin birinci fıkrasının f bendinde düzenlenen elektrik hırsızlığı suçunun 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 83 üncü maddesi gereğince TCK'nun 163/3 maddesinde karşılıksız yararlanma olarak belirlendiği, 84. maddesi gereğince de soruşturma aşamasında zararın giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağı, kovuşturma aşamasında ise etkin pişmanlıktan yararlanacağı belirtilmekle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahallinde araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilamın esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Yargıtay bozma ilamı öncesinde kurulan hükümlerin yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği ve sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, ilk hükümden daha ağır ceza tayin edilmesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanıkların kazanılmış hakkının ihlal edilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği (1) ve (2) numaralı hükümlerin ayrı ayrı üçüncü paragrafların sonuna “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 2 yıl hapis ve 20.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.