Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/7927 E. , 2025/2186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/788 E. , 2021/598 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yap
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/7927 E. , 2025/2186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/788 E. , 2021/598 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20.820,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın "satış uzmanı" değil "satış personeli" olduğuna, sanık tarafından katılan şirkete her hangi bir sipariş ulaştırılmadığına ve buna ilişkin dosyada bir delil de bulunmadığına, sanık sahte belge tanzim etmiş olsa idi bununla ilgili sahtecilik suçundan da dava açılması gerekeceğine, dosyaya getirtilen mal alımına ilişkin VNG Nakliyat cevabi yazıda belirtilen teslimat ile bu dosyadaki suç arasında ilgi bulunduğuna dair hiç bir delil bulunmadığına, yine suç konusu eşyayı taşıdıkları kabul edilen şoförler ile sanık arasında hiç bir irtibatın tespit edilmediğine, esasen dairece bu hususta bir araştırma da yapılmadığına geçersiz delillere göre hüküm kurulduğuna, diğer sanık ...'ın beyanlarının doğru olmadığına ve doğruluğu ile ilgili bir delil de bulunmadığına, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olarak hazırlandığına ve bu konudaki itirazlarının kabul edilmeyerek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, sanığa ek savunma hakkı kullandırılmadığına, dairenin mahkumiyet kararının kabulünde sanığın kaç adet sevkiyat yapıldığı ve 118.589,49 TL.'lik zararın nasıl hesap edildiğinin belirtilmediği bu yüzden TCK'nın 43.maddesinin uygulanma şartlarının da bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın katılan şirkette satış uzmanı olarak çalışmaya başladığı, bu dönemde aynı sektörde güvenilir bir firma olarak bilinen ... Demir firmasından 10 adet, ... grup firmasından 1 adet siparişin sanık ... kanalı ile şirkete ulaştırıldığı, muhtelif tarihlerde bu siparişlerin gönderildiği, daha sonra ürün bedellerinin tahsili ile ... firması yetkilileri ile irtibata geçildiğinde böyle bir sipariş vermediklerini, ürünlerin de kendilerine teslim edilmediğini belirttikleri, ... firması ile ise hiç irtibat kurulamadığı, nakliyeyi gerçekleştiren araç sahipleri ile irtibata geçildiğinde ... firması tarafından sipariş edilmiş gibi görünen ürünlerle, ... firması siparişi gibi görünen 2 ürün teslimatının sanık ...'in yetkilisi olduğu Kibar Metal firmasına gönderildiğinin anlaşıldığı, diğer teslimatların nereye yapıldığına ilişkin yapılan tüm araştırmaların sonuçsuz kaldığı ve ürünlerin kime/nereye teslim edildiğinin tespit edilemediği somut olayda, eylemin zincirleme şekilde 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülmek suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Yargıtay üyesi ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan TCK' nin 155/2, 62, 51/ 1-3 maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince kaldırılarak sanığın TCK'nin 157, 43/1, 6271 maddeleri uyarınca mahkumiyetinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun sanığın eyleminin sanığın eyleminin TCK'nin 155/2 maddesine uyan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmak mümkün bulunmamıştır, zira; Sanığın ... Metalsan şirketinde suç tarihinden yaklaşık iki ay önce satış temsilci olarak göreve başladığı bizzat sanığın savunmasında firmanın sipariş usulü çalıştığını satış temsilcilerinin sipariş üzerine yalnızca fiyatlandırmasını yaptıklarını ve ... verdiklerini ...'in de siparişi muhasebeye verdiğini, mal çıkışının bu suretle olduğunu savunması ve sanığın firmadaki görevinin bundan ibaret olduğunun dosya kapsamı ile anlaşılması karşısında sanığın doğrudan yada vasıtalı zilyetliğine tevdi ve teslim edilmiş bir mal bulunmadığı anlaşılmaktadır. Güveni kötüye kullanma suçundan bahsedebilmek için evvel emirde "zilyetliği sanığa devredilmiş bir mal" yada " kendisine tevdi yada teslim edilmiş bir eşyanın varlığı" suçun konusunu teşkil edecektir. Somut olayda bizzat sanığın savunması ve tüm dosya kapsamından şirkette satış uzmanı olarak çalışmaya başlayan sanığa görevi süresince zilyetliği devredilmiş bir mal olmadığı gibi kendisine tevdi yada teslim edilmiş bir eşyanın varlığı da söz konusu değildir. Sanık satış uzmanı olarak çalıştığı şirkette hayali sipariş kaydı oluşturup ... Metal adına sevk irsaliyeleri ile daha önce başka bir şirkette çalışırken iş yaptığı ...'a 3 kez toplamda 90.000 tutarınca metal eşyanın ... Metalden teslimini sağlayarak ... bu alış verişler karşısına sanığın duygusal ilişkisi olan ...'a ödeme yapılmasını sağladığı, ... Metalde sanığın mal ve eşya üzerinde vasıtalı yada vasıtasız zilyetliği bulunmadığı, sanığın zilyedi olmadığı metal eşyayı sahte sipariş fişi düzenleyerek alıcıdan başka bir firma adına sevk irsaliyesi ile ambardan çıkışını ve akabinde çıkışı yapılan mallar için duygusal ilişkisi olan ...'a ödeme yapılmasını sağladığı anlaşılmaktadır. Sanığın eylemi kendisine zilyetliği tevdi teslim edilmiş bir eşya bulunmadığından TCK' nin 155 maddesinde yazılı suç tipine uymamaktadır. Ancak sanığın sahte sipariş fişi ile yine gerçeğe aykırı sevk irsaliyeleri vasıtasıyla satış uzmanı olduğu şirketten mal çıkışı yapılaması sağlamak ve duygusal ilişkisi olan ...'a ödeme yapılmasını sağlaması şeklindeki eylemin TCK' nin 157/1 maddesinde yazılı hileli davranışlarla satış uzmanı olarak çalıştığı şirketi aldatarak kendisi yada başkasına yarar sağlamış olması nedeniyle dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır. Bu itibarla bölge adliye mahkemesince zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan kurulan hükümdeki suç vasfının tayin ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı bu nedenle sanık müdafinin hükme yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki bozma kararına katılamıyorum.