KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/808 E., 2025/4432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Esastan ret ile hükmün onanması
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/696 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında; "hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma" suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2018/1137 E. 2021/121 Karar sayılı kararı ile, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.03.2018 tarihli ve 2017/696 Esas, 2018/172 karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmünün ortadan kaldırılmasına ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62, 52 ve 53, maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz isteği; Bölge Adliye Mahkemenin keyfi, gerekçesiz mahkumiyet kararı verdiği ve bu durumun Anayasaya dahi aykırı olduğu, sanığın savunmalarının dikkate alınmadığı, zilyetliğin devredilmediği ve müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ilk derece mahkemesi kararındaki gerekçesinde belirtildiği gibi hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, dosyada mahkumiyete yeter derecede kesin ve şüpheden uzak delil olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/808, K. 2025/4432, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama