İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/8131 Karar: 2024/9472 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/8131 K.2024/9472

11. Ceza Dairesi 2022/8131 E. , 2024/9472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/255 E., 2021/141 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle de

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/8131 E. , 2024/9472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/255 E., 2021/141 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle de

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/8131 E. , 2024/9472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/255 E., 2021/141 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2012/1154 Esas, 2014/805 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 2.Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. B.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından, sanıklara isnat edilen eylemlerin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; 1. Sanık ..., ... ve ... hakkında katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157, 62, 52 ve 53 ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 2. Sanık ... ve ... hakkında katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, 2. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar ..., ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'nın, fikir ve eylem birliği içerisinde, içlerinden birinin 13.09.2012 tarihinde katılan ...'yı telefonla arayarak kendilerini Emniyet Müdürü olarak tanıttığı, telefon ve internet hattının başka kişiler tarafından kullanıldığını, katılanın kızı ... ile görüştüklerini söyleyerek verecekleri hesap numarasına para göndermesini söyledikleri, bunun üzerine katılanın sanık ...'un hesabına 15.000,00 TL ve temyiz dışı sanık ... hesabına 20.000,00 TL yatırdığı, tamamı çekilen parayı sanıkların aralarında paylaştıkları, sanık ..., ... ve temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nun fikir ve eylem birliği içinde 14.09.2012 tarihinde katılan ...'yı telefonla arayarak içlerinden birisinin İzmir Emniyet Müdürü olduğunu, müştekinin kimliğini kaybetmesi üzerine adına para çekildiğini, dolandırıldığını, eve haciz geleceğini, dolandırıcıların Şanlıurfa'da yakalandığını, hesabındaki paraları çekmesi gerektiğini söylediği, telefonu Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğüne bağlıyormuş izlenimi verdiği, telefonu yine içlerinden birisinin alarak konuşmaya devam ettiği, korkuya kapılan katılanın bankadan 15.000,00 TL çektiği ve temiz dışı sanık ... adına hesaba gönderdiği, çekilen parayı sanıkları aralarında paylaştıkları, bu suretle sanıkların katılanlara yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, teşhis tutanakları, banka belgeleri, araştırma, yakalanma tutanakları, uzlaşmacı raporu ve ekleri dosya içerisindedir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ya yönelik Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ya ve sanık ... hakkında Katılan ...'ya yönelik Kurulan Hükümler Yönünden 1. Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılmaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, teligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın MERNİS adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin MERNİS adresi olduğunu belirtmeden tebliğ yapması, yine tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa tebligat parçası üzerine adresin MERNİS adresi olduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği halde, uzlaşma raporu ve eklerinde sanık ... hakkında uzlaşma ile ilgili yapılmış bir işlem bulunmadığı, buna bağlı olarak da uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmemesi nedeniyle, her iki katılana yönelik eylem nedeniyle, dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Uzlaşmacı raporu ve eklerine göre, katılan ...'nın olay nedeniyle 15.000,00 TL zararının giderilmesi şartıyla uzlaşmayı kabul ettiği, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ın katılanın zararının tamamını 04.09.2019 tarihli ödeme makbuzuna göre giderdiğinden taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, mahkemece bu sebeple temyiz dışı sanıklar hakkında uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, ancak; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık indirimi yapılmaması, Nedenleriyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ya yönelik Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ya ve sanık ... hakkında Katılan ...'ya yönelik Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla