Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/8469 E. , 2025/6374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/304 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hük
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/8469 E. , 2025/6374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/304 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden; Sanık ...'nun ses kaydının kendisine ait olduğunu kabul ettiği, nitekim soruşturma evresinde sanık ...'ya aldırılan ses kaydının katılan tarafından teşhis edildiği, yine ...'nun TİB kayıtlarına karşı diyeceği sorulduğunda, ... nolu telefonu, sanık ...'ın kendisine verdiğini, kendisinin kullandığını, diğer sanık ... ile aralarında herhangi bir husumet olmadığını, sanıklardan ... ile 5 yıldır birlikte yaşadığını, ... ile arasında herhangi bir husumet olmadığını, ... 'ın imam nikahlı eşi olduğunu beyan ettiği, sanık ... alınan savunmasında imam nikahlı eşi ...'nun kullandığını kabul ettiği ... nolu hattın eşi tarafından kullandığını bilmediğini ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, TİB kayıtlarının incelenmesinde sadece 10 günlük zaman diliminde ... ile farklı zaman dilimlerinde 100 den fazla kez görüşme yaptığının tespit edildiği, bu haliyle sanık ...'ın savunmasında bahsi geçen ... nolu hattın kendisini ... olarak tanıtan ... tarafından kullanıldığının desteklendiği, ayrıca sanık ...'ın söz konusu hattın imam nikahlı eşine ait olduğunu bilmediğine dair savunmasının inkara yönelik savunma olduğunun değerlendirildiği ve yine sanık ...'ın imam nikahlı eşi ...'nun beyanlarının aksine, katılanı tanımadığını diğer sanık ...'la arasında husumet olduğunu ileri sürmüş ise de sanık ...'ın diğer sanık ... ile 5 senedir birlikte yaşadığı kişinin neden bu şekilde ifade verdiğini bilmediği hususundaki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanıkların aralarında var olan iştirak iradesi dahilinde hareket ederek katılandan satın almış oldukları arpanın bedelini başlangıçtan beri planladıkları şekilde ödememek suretiyle dolandırıcılık eylemini işledikleri anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanıklar hakkında mahkumiyet hükümlerinin kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekili, sanık ... ve müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/748 Esas ve 2009/45 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/239 Esas, 2008/837 Karar sayılı 6.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün esas alınması, Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ''Sanığın,Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/748 Esas ve 2009/45 Karar sayılı 2 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname' ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.