Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/9090 E. , 2025/6705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E., 2022/104 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/316 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının t
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/9090 E. , 2025/6705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E., 2022/104 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/316 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. Katılan Vekili ve Sanık ... müdafiinin temyiz talepleri yönünden; Dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ...'nın ilgili kararı temyiz hakkı bulunmadığı; sanık hakkında, temyize konu dolandırıcılık suçundan yargılandığı Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/736 Esas, 2014/300 Karar sayılı dosyasından, 24.06.2014 tarihli, 2009/736 Esas, 2014/300 Karar sayılı ilamı ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen 1 yıl hapis cezasının, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 24.02.2021 tarihli ve 2020/24382 Esas, 2021/5900 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.01.2022 tarihli, 2009/736 Esas, 2014/300 Karar sayılı Ek kararı ile sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebi kabul edilerek yapılan incelemede; Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/316 Esas sayılı dosyası, bu dosya içeriğindeki müşteki ...' un talimat cevabı ve yapılan teşhis işlemi, 1984 doğumlu ...'nun tespitine ilişkin kolluk cevabı dikkate alındığında, örgüt mensubu olan kişinin 1968 doğumlu olan ... olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.01.2022 tarihli, 2022/72 Esas, 2022/106 Karar sayılı ilamı ile, sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen 1 yıl hapis cezasının ortadan kaldırılmasına ve atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında aynı dosyada yargılandığı dolandırıcılık suçundan da beraat kararı verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin düşme kararını temyizinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık ...'nun temyiz isteklerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8. Maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. Maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, Yargıtay üyesi ..., ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla diğer yönlerden oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi yönünden; Sanık müdafiinin beraat hükmüne yönelik vekalet ücretiyle sınırlı temyizi yönünden yapılan incelemede, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan ve hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamış, bu nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 28.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin CMUK'nin 317 maddesi uyarınca reddine ilişkin düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmamıştır, zira; Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme hükmü sanık müdafisi tarafından suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verildiğinden bahisle temyiz edilmiştir. Yargıtayın yerleşik uygulama ve içtihatlarında beraat eden sanığın beraat gerekçesine yönelik olmayan temyizi ile sınırlı olarak temyizde hukuki yarar bulunmadığına ilişkin bir uygulama olup zaman aşımı nedeniyle düşme hükmüne göre daha lehe olan beraat hükmü kurulmasının teorik olarak mümkün bulunması ve bizzat Dairemiz uygulamalarınında düşme hükmüne yönelik sanık temyizlerinin esasına girilerek inceleniyor olması karşısında, sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı bulunduğundan temyiz isteminin kabulü ile esasa girilerek inceleme yapılması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun hukuki yarar bulunmadığından temyiz isteminin reddine ilişkin düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmamıştır.