İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/285 Karar: 2025/2056 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/285 K.2025/2056

11. Ceza Dairesi 2023/285 E. , 2025/2056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2034 E., 2022/1270 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/285 E. , 2025/2056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2034 E., 2022/1270 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/285 E. , 2025/2056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2034 E., 2022/1270 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan 5'er yıl hapis ve 10.000,00'er TL adli para cezasına hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu hükmün kaldırılarak, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 69.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, ancak aleyhe istinaf talebi olmadığından 5271 sayılı CMK’nin 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hakları korunarak, netice cezanın 5'er yıl hapis ve 10.000,00'er TL adli para cezasına indirildiği; her ne kadar CMK'nin 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmasa da, kazanılmış hak sebebiyle ceza miktarı aynı kalmasına rağmen, esasen Bölge Adliye Mahkemesince cezanın artırılmış olması nedeniyle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2019 tarihli ve 209/14 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında banka veye kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 158/1-l-son, 158/3, 52/2-4, 53, 58 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283 maddeleri gereğince 5'er yıl hapis ve 10.000,00'er TL asli cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ...'in Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık ...'nın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ıncı maddesi gereğince de Yerel Mahkemece resen bir müdafii tayin edilmediği anlaşılmakla, sanıklara isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıklara müdafi atanmasında zorunluluk bulunması, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2019/2034 Esas, 2022/1270 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla