Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/3177 E. , 2025/1616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2965 E., 2023/1232 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme ne
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/3177 E. , 2025/1616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2965 E., 2023/1232 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/354 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f,son, 158/3, 52/2,4 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 9.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2022/2965 Esas, 2023/1232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. Maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Aynı kararda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin, karar tarihinden sonraki kararlara uygulanacağı, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka uygunluk taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında sanık ...'nun yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafisinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece resen bir müdafi tayin edilmediği, başka suçtan tutuklu sanığın müdafii yokluğunda hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1,f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafi atanmasında zorunluluk bulunması, aynı Kanun’un 289/1,h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.