Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/3325 E. , 2025/4693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2458 E., 2023/772 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/3325 E. , 2025/4693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2458 E., 2023/772 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz nedenlerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/2 madde delaletiyle 158/1-l, 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 225.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz talebi, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, katılan ile sanık arasındaki para alışverişinin aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklandığına, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup sanık ...'ın kendisini Cumhurbaşkanı Sözcüsünün Danışmanı olarak katılana tanıttığı, Cumhurbaşkanının Özel Kalem Müdürünü tanıdığını, bir çok yerde tanıdığı olduğunu söylediğini, bu söylemlere itibar eden katılan tarafından değişik tarihlerde sanığın hesabına 83.000,00 TL havale yapıldığı, 23.05.2022 tarihli beyanında katılan, ticaretle uğraştığını, bir takım işlerinin daha hızlı olup takip edilmesi ile ilgili, üst düzey tanıdıkları olduğu izlenimi vermesi nedeniyle sanığın söylemlerine itibar ederek ödemelerde bulunduğunu beyan ettiği eyleminde; sanığın kendisini Cumhurbaşkanı Sözcüsünün Danışmanı olarak tanıtması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık, Cumhurbaşkanı ... Müdürünü tanıdığını söylemesine ilişkin eylemin ise 5237 sayılı TCK'nin 158/2 maddesinde düzenlenen kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, buna göre sanığın eyleminin birden fazla nitelikli hali ihlal ettiğinden Mahkemece temel cezanın teşdiden belirlenerek mahkumiyet hükmü kurulması yerinde görüldüğünden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanığın eyleminin birden fazla nitelikli hali ihlal ettiğinden sanık hakkında TCK 158/1-c ve TCK 158/2 maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken Mahkemece 6763 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/2 maddesi delaleti ile TCK 158/1-L maddesi uyarınca, TCK 158/2 maddesine yollama yapılmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı olup, belirtilen hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamış ve Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2022/54 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hükmün ikinci fıkrasından "delaleti" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.