Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/3432 E. , 2023/10338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/339 E., 2019/908 K. ŞİKAYETÇİ :... Isı. San. A.Ş. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Zamanaşımı nedeniyle düşme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun), kanun yollarına başvu
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/3432 E. , 2023/10338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/339 E., 2019/908 K. ŞİKAYETÇİ :... Isı. San. A.Ş. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Zamanaşımı nedeniyle düşme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun), kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikayetçi... Isı San. A.Ş vekilinin davadan haberdar olması üzerine ibraz ettiği temyiz dilekçesinde Mahkemesince verilen hükmü temyiz ederek katılma iradesi göstermesi karşısında şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.01.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün ve 160,00 TL adli para cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/908 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırcılık suçundan, kamu davasınının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; dava konusu fiil nedeniyle suçtan zarar gören asıl kişinin ...Isı san. A.Ş. olduğu halde duruşmadan haberdar edilmemesinin, sanığın mahkumiyeti gerekirken davanın düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.02.2011 tarihli 2011/658 sayılı iddianamesine konu 49 adet gömme rezervuar, 87 adet iç takımının ...Banyo ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş'ye ait Kavaklı Mahallesi İstanbul Caddesi No:8/10 Beylikdüzü/ İstanbul adresinden kamyona yüklendiği, katılan ... ...'un ...Banyo A.Ş.'nin çalışanı olmakla birlikte hukuken şirketi temsile yetkisinin olmadığı, suçtan zarar gören ...Banyo A.Ş'yi hukuken temsile yetkili kişinin .... olduğu, yetkisiz kişi ... ... ile yürütülen uzlaşma görüşmelerinin sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, mahkemenin uzlaşma görüşmelerinin olumlu sonuçlandığından bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verdiği düşme kararı hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Ancak; Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin 4 üncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 11.01.2011 tarihi olduğu, usulsüz uzlaştırma işlemleri nedeniyle suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık geçen sürenin eklenmesi halinde dahi olağanüstü ve 14.01.2013 tarihli mahkumiyet tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/908 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.