Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/5483 E. , 2024/10108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/101 E., 2015/147 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inc
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/5483 E. , 2024/10108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/101 E., 2015/147 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde suç oluşturan fiil, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarı düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmış, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişikliğin söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki bozma isteyen bu görüşe de iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu şekilde somut olayda, elde edilmeye çalışılan haksız menfaat tutarı 25.000,00 TL olduğundan, adli para cezasının 2.500 gün olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 1.250 gün, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1041 gün, 52 nci madde uyarınca günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 20.820,00 TL adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının 5 gün olarak alınıp, sonuç cezanın 100,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, gün adli para cezası belirtilmeden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, suçtan elde edilen menfaat olan 25.000,00 TL üzerinden, teşebbüs ve takdiri indirim uygulanarak sonuç cezanın 20.833,00 TL belirlenmesi suretiyle fazla adli para cezası tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın 5 gün adli para cezası bakımından kazanılmış hakkı bulunduğu da dikkate alınarak, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının "A" paragrafının, 2. bölümünün tamamının çıkartılması, 3. bölümündeki "50.000,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "2.500 gün" ibaresinin yazılması, A-2 numaralı paragrafındaki "25.000,00" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.250 gün" ibaresinin yazılması ve A-3 paragrafındaki "20.833,00" ibaresinin çıkartılarak yerine, "1041 gün ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci madde uyarınca günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 20.820,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 07.07.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.