Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/5861 E. , 2025/5504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/170 E., 2023/1471 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/5861 E. , 2025/5504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/170 E., 2023/1471 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Katılan vekilinin, 07.12.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği hususunu içerir dilekçe sunduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarları itibarıyla sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1 maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 53/1 ve 157/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davalarının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği sanığın her iki suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/170 Esas, 2023/1471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının(aleyhe) ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62/1 ve 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d, 35/1,2, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesince hiçbir yeni ve somut delil ortaya konulmadan beraat kararlarının ortadan kaldırılmasına karar verildiğine, dava dosyasında bulunmayan belgenin delil olarak değerlendirilip hükme esas alındığına, sanığın suç işlediğine dair delil bulunmadığına, sanık ile katılanın taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle tanıştıklarına, sanığın senet bedelini ödeyecek ekonomik güce sahip olduğuna, üzerine kayıtlı çok sayıda taşınmaz bulunduğuna, 13 adet otomobilinin bulunduğuna, İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2012/15660 Esas sayılı dosya alacaklısı olarak avukatı vasıtası ile 2013 yılı itibarıyla yaklaşık 433.074,00 USD'ye tekabül eden 775.767,20 TL'lik tahsilat yaptığına, takibe konu edilen kambiyo senedinde mevcut fulaj ve kat izlerinin, İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2015/16687 Esas sayılı icra takip dosyası ile ilgili olarak ilgili İcra Müdürlüğüne ait kaşenin senedin arkasına basılmasından kaynaklı bir durum olduğuna, icraya konulan senet aslının icra takibinin başlatıldığı zaman ilgili İcra Müdürlüğü tarafından katlanarak zarfa konulduğuna ve İcra Müdürlüğü kasasına alınmasının zorunlu olduğuna, senedin katlanmamış hâlinin İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2015/16687 Esas sayılı dosyasının UYAP ekranında mevcut olduğuna, işleme konulan senette sonradan oluşan kat izlerinin mahkûmiyet hükmüne dayanak olmasının hukuka aykırı olduğu, takibe konulan kambiyo senedinin mutad senetlerden olmadığı yönündeki gerekçenin dikkate alınamayacağına, söz konusu senedin piyasada satılan matbu Dolar senetlerinden olduğuna, Türk Ticaret Kanununun 776. maddesinde bono veya ... muharrer senet belgelerinin zorunlu unsurlarının sayıldığına, alacak dayanağı senedin zorunlu unsurların tamamını içerdiğine, senedin sanık tarafından kırtasiyeden alınmış başkaca boş örneklerinde de görüleceği üzere zorunlu unsurları içerir bono vasfına haiz bir belge olduğuna, imzalı bono dışında katılanın imzasını ihtiva eden gayrimenkul alım satım sözleşmenin dosyada bulunduğuna, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/976 Esas ve 2016/192 Karar sayılı kararı ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1207 Esas sayılı dosyasından Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 02.05.2017 tarihli ve 2017/27091 sayılı raporu ile kambiyo senedindeki ve taraflar arasındaki gayrimenkul alım sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğuna, herhangi bir yerden kopyalama yolu ile aktarılmadığının tespit edildiğine, sanık aleyhine delil bulunmadığı gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına, mahkûmiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, dava dosyasında mevcut ve vazgeçme hususunda yetki içeren vekâletnamesine dayanarak 07.12.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1-2 maddeleri gereği katılan vekilinin temyiz istemi yönünden, vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Karşı Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi, suça konu bononun icra takibine konulduğu 06.07.2015 tarihi olduğu hâlde gerekçeli karar başlığında suç duyurusunda bulunulan 13.07.2015 tarihinin suç tarihi olarak belirtilmesi, mahallinde telafisi mümkün yazım hatası kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. III. KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (1) numaralı başlıkta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının, vazgeçme nedeniyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (2) numaralı başlıkta açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.