Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6484 E. , 2024/9749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2060 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akkuş Cumhuriye
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6484 E. , 2024/9749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2060 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akkuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2022 tarihli ve 2022/224 Soruşturma, 2022/408 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ünye Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/2060 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.10.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 CMK'nin 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/3712 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108539 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108539 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin müştekinin kendisi adına ev yapılması hususunda şüpheli ile anlaştığı, şüphelinin inşaatın yapımında kullanılmak üzere müştekiden 150 m³ hazır beton satın alınmasını istemesi üzerine belirtilen miktarda hazır beton satın alındığı, ancak satın alınan hazır betonların 51 m³'nün inşaatta kullanılmak üzere beton firması tarafından sevk edildiği, bu durumun sevk irsaliyesi ile sabit olduğu, 130 m² inşaat için 49,40 m³ betonun yeterli olmasına rağmen şüpheli tarafından daha fazla beton aldırıldığı, bu suretle şüphelinin fazla alınan betonları başka inşaatlarda kullanarak haksız kazanç sağladığından bahisle şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Akkuş Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki ve şüpheli arasında sözleşmesel ilişki kurulduğu, şüphelinin müştekiye fahiş miktarda beton aldırıp başka inşaatlarda kullanmasının sözleşme ilişkisine aykırı hareket niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, İddiaların araştırmaya muhtaç bulunduğu, nitekim müştekinin hazır betonları satın aldığı firmanın yöneticisi olan ve bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan ...'in ifadesi sırasında, müştekinin satın almış olduğu hazır betonlara ilişkin sevk irsaliyelerini sunmuş olduğu, bilgi sahibi tarafından sunulan sevk irsaliyelerinin bir kısmının müşteki vekili tarafından dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyelerinden farklı olduğu anlaşılmakla, anılan sevk irsaliyelerinde yazılı miktarlardaki hazır betonların kendisi veya yakınları tarafından teslim alınıp alınmadığı hususunda müştekinin detaylı beyanının alınması, bu işlemi takiben gerekli görülmesi halinde müştekiye ait inşaatta kullanılan beton miktarının tespiti açısından bilirkişisi incelemesi de yaptırılması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nin 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı CMK'nin, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı CMK'nin, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı CMK'nin 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin kendisine ait araziye ev yapılması hususunda inşaat işleri ile uğraşan şüpheliyle anlaştığının, şüphelinin talebiyle inşaatta kullanılmak üzere 150 metreküp hazır beton satın alındığının, ancak bu betondan yaklaşık 50 metreküpü şikâyetçinin inşaatında kullanıldığı halde, kalan beton ve bir kısım kereste, demir..vb inşaat malzemelerinin bilgi ve rızası dışında şüphelinin yaptığı diğer inşaatlarda kullanıldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı olarak beyanının alınması, kendi inşaatı için kullanılmayan diğer malzemelerin cins ve miktarının net olarak belirlenmesi, şikâyetçiye ait inşaatta kullanılan beton miktarının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılması, beton naklini yapan araçlarda GPS veya takograf bulunup bulunmadığı belirlenerek, bulunduğunun tespiti halinde sevkiyat tarihleri itibarıyla bu kayıtların getirtilip incelenmesi, betonun tamamının şikâyetçiye ait inşaata teslim edilip edilmediğinin net olarak ortaya konulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...müşteki ile şüpheli arasında sözleşmesel (eser sözleşmesine konu) nitelikte hukuki ilişki kurulduğu, bu ilişki çerçevesinde hem müştekinin hem de şüphelinin karşılıklı olarak hak, borç ve yükümlülüklere sahip olduğu, bu bağlamda müşteki iddiasının doğruluğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede şüphelinin müştekiye fahiş miktarda hazır beton aldırıp başka inşaatlarında kullanarak sözleşme ilişkisine aykırı hareket ettiği ve bu nedenle müştekiye karşı hukuki sorumluluğunun oluştuğu, açıklandığı şekilde müşteki ile şüpheli arasındaki ihtilafın hukuki mahiyete haiz olduğu ve çözümü için hukuk mahkemelerine başvurulması gerektiği, bu vesileyle olayda şüphelinin üzerine atılı suçu ve başkaca atfı kabil bir suçu işlemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ünye Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/2060 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.