Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6913 E. , 2024/16054 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/682 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 05.06.2023
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6913 E. , 2024/16054 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/682 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 05.06.2023 tarihli ve 2022/868 Esas, 2023/682 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, Yargıtay üyeleri ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1 maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan İstinaf incelemesi neticesi mahkumiyet hükmü değiştirilmeden sadece güvenlik tedbiri mahiyetindeki TCK.’nin 58/9 uncu maddesi eklenmesi suretiyle ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek esastan reddine dair kararın temyiz incelenmesinde; Sayın çoğunluğun ” 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı” şeklindeki gerekçeyle temyizin reddi gerektiği yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının esas kural olarak temyiz edilebilir olduğu temyiz edilemeyen kararlarının istisnai olarak sayıldığı CMK’nın 286 ncı maddesinden açıkça anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi kararında güvenlik tedbiri mahiyetindeki tekerrür hükmünün bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı durumlarda, sanığın durumunun ağırlaştırılması ve ilk derece mahkemesi kararında olmayan bir güvenlik tedbirinin mevcut cezaya ek olarak ve ilk kez uygulanması nedeniyle artık Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilebilir olması gerekmektedir. Bu husus Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2024 Tarih 2023/11-225 Esas, 2024/228 Karar sayılı kararında ayrıntılı bir şekilde tartışılmış ve TCK’nin 58 inci maddesinin il kez uygulandığı durumlarda kararın temyiz edilebilir olduğu belirlenmiştir. Yukarıda açıkladığım nedenlerle sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinin yapılması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun, kararın temyizinin kabil olmadığı yönündeki yukarıda yazılı düşüncesine katılmıyorum. 19.12.2024 KARŞI OY Dairemizin 2023/6913 Esas ve 2024/16054 Karar sayılı Kararında, Sayın çoğunluk ile farklı düşündüğüm husus, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf incelemesi yaparken, 5 yılın altında kalan bir mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesinin verdiği karar değiştirilmeden sadece güvenlik tedbiri mahiyetindeki TCK.’nin 58/9 uncu maddesi eklenerek, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği durumlarda Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı temyizi kabil hale gelip gelmediğidir. Dava konusu olayda, ilke derece mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince ceza aynen muhafaza edilerek ilaveten TCK.’nin 58/9 uncu maddesi eklenerek ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Sanık müdafii kararı temyiz etmiştir. Daire çoğunluğu CMK.’nin 286/2-a maddesi uyarınca kararın temyiz edilebilir bir karar olmadığı gerekçesiyle CMK’nin 298/1 inci maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar vermiştir. İlke derece mahkemesi kararında güvenlik tedbiri mahiyetindeki tekerrür hükmünün bulunmadığı ve Bölge adliye mahkemesince ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı durumlarda, sanığın durumunun ağırlaştırılması ve ilk derece mahkemesi kararında olmayan bir güvenlik tedbirinin mevcut cezaya ilaveten uygulanması nedeniyle artık Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilebilir olduğu kanaatindeyim. Bu husus Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2024 Tarih 2023/11-225 Esas, 2024/228 Karar sayılı kararında ayrıntılı bir şekilde tartışıldığı ve TCK’nin 58 inci maddesinin uygulandığı durumlarda kararın temyizi kabil hale geldiği aşağıdaki gerekçe ile belirtmiştir; “….Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldığı gerekçesine dayanılarak Gaiantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 05.09.2019 tarihli ve 3205-1314 sayılı kararına karşı temyiz yolunun kapalı olduğu düşüncesiyle itiraz yoluna başvurulmuş ise de CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan bentlerin hem uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğüne ilişkin temel hak ve özgürlükler kapsamında kalması hem de istisnai norm olma özelliği taşıması, İlk Derece Mahkemesince kurulan erteli mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak yalnızca güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK'nın 58. maddesinin ilk kez istinaf incelemesinde yaptırım olarak eklenmesi hâlinin CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında istisnai olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlar arasında açıkça belirtilmemiş olduğundan açıklanan şekilde verilen bir kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığı belirlenirken CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi içerisinde kabul edilmesinin istisnai normların geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesiyle bağdaşmayacak olması ve sanık aleyhine yönelen temyiz bulunmadığında yaptırımın türü ve ağırlığı bakımından kurulacak yeni hükümdeki cezanın sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olamaması anlamına gelen aleyhe değiştirme yasağının tekerrür hükümleri açısından da geçerliliğini koruması hususları ile Anayasa'nın 90. maddesinin beşinci fıkrasına göre; usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin olan milletlerarası antlaşmaların iç hukuk hâline gelmesi ve öncelikle uygulanması gerekliliği karşısında, AİHS'nin Ek 7 numaralı Protokolü’nün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 14. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hakkında hükmolunan cezayı herkesin yüksek bir mahkeme veya yargı organınca incelenmesini sağlama hakkına sahip olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulmuş olan erteli 15 ay hapis cezasına ilişkin hükmün istinaf incelemesi sırasında kaldırılarak erteleme hükmüne yer verilmeksizin sanığın yeniden 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasının yanı sıra TCK'nın 58. maddesinin de ek bir yaptırım olarak hükümde yer almış olması nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğunu kabul ederek temyiz incelemesi yapan Özel Daire uygulamasının usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilmelidir…” Yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı, dava konusu olayda kararın temyiz edilebilir olduğu ve temyiz incelemesi yapılması gerekirken, sayın çoğunluğun, CMK.’nin 286/2-a maddesi uyarınca kararın temyiz edilebilir bir karar olmadığı gerekçesiyle CMK’nin 298/1 inci maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmesi yönündeki görüşe katılmıyorum. 19.12.2024