İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6970 Karar: 2024/10559 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6970 K.2024/10559

11. Ceza Dairesi 2023/6970 E. , 2024/10559 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1723 Değişik iş SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ka

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6970 E. , 2024/10559 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1723 Değişik iş SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ka

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6970 E. , 2024/10559 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1723 Değişik iş SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2021 tarihli ve 2021/2538 Soruşturma, 2021/2755 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Aydın 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/1723 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.04.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/17690 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116650 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116650 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/03/2021 kararın müşteki vekiline 13/03/2021 tarihinde e-tebliğ vasıtasıyla iletildiği, müşteki vekilinin bu karara karşı 15 günlük yasal süresinden sonra 29/03/2021 tarihinde itiraz ettiğinden bahisle süre yönünden itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki ve aynı Kanun'un 39. maddesinde yer alan " (1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, 15 günlük itiraz süresinin 28/03/2021 tarihinde Pazar günü sona erdiği, son günün tatil günü olması nedeniyle 29/03/2021 tarihinin son gün olarak kabul edilmesi gerektiği, müşteki vekilinin 29/03/2021 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." Şeklindedir. 2. 5271 sayılı Kanun'un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ..." Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun'un, “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesinin; "(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter." Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a. maddesinde; "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur; ...9. Baro levhasına yazılı avukatlar... Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." denilmektedir. 5. 5271 sayılı Kanun'un, “Elektronik işlemler” başlıklı 38/A. maddesinde; "(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez." Şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. 6. 7201 sayılı Kanun'un 7/a. maddesi, elektronik tebligat yapılması halinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenlemeye yer vermiştir. Bu düzenlemeye göre, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 03.03.2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekiline elektronik tebligat yoluyla 13.03.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesi uyarınca 15 günlük itiraz süresinin son günü olan 28.03.2021 tarihinin, tatil günü olan pazar günü sona ermesi nedeniyle, aynı Kanun'un 39/4. maddesi gereği son günün tatile rastlaması durumunda sürenin tatilin ertesi günü biteceği anlaşılmakla; şikâyetçi vekili tarafından UYAP yoluyla gönderilen 29.03.2021 tarihli itiraz dilekçesinin 15 günlük süresi içerisinde ibraz edildiği kabul edilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, itirazın süre yönünden reddine verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aydın 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/1723 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla