Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6972 E. , 2024/9745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2023/239 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/48 E
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6972 E. , 2024/9745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2023/239 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/48 Esas, 2023/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 155/2, 43/1, 62, 52/2-4 ve 51. maddeleri uyarınca neticeten erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/12285 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116600 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116600 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2015/35186 esas, 2016/14377 karar sayılı ilâmında, "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarih ve 2006/4-227 esas, 2006/228 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hatalarının "maddi yanılgı" veya "yazım hatası" olarak değerlendirilebileceği ve bu yanılgıların herhangi bir yöntem ve zaman sınırlamasına bağlı olmadan, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir kanun yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebileceği, yargılama araçlarının belirli biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hatalarının ise hukuki yanılgı olup, hukuki yanılgıların ancak başka bir mercii tarafından ve kanun yolu başvurusu üzerine düzeltilebileceği, somut olayda mahkemece 22.01.2014 tarihli kısa kararda 6136 sayılı Kanun'un 15/4. maddesi uyarınca alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen öngörülen hapis cezasının alt sınırının 1 ay hapis cezası olduğu gözetilmeden 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin tatbiki ile de sonuç ceza olarak 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu, gerekçeli kararın yazımı sırasında da mahkemenin kısa kararda yaptığı hatanın farkına vardığı ve cezanın alt sınırdan takdir edilirken maddi hata ile 1 ay hapis cezası yerine 3 ay olarak belirlendiği gerekçesiyle 30.01.2014 tarihli tavzih kararı ile hükmü düzeltmeye çalıştığı anlaşılmış ise de, mahkemece 22.01.2014 tarihli kısa kararda yukarıda ayrıntıları belirtilen hatanın yapıldığı, bu hata "maddi yanılgı" ya da "yazım hatası" olarak değerlendirilip tavzih yoluyla düzeltilemeyeceğinden....BOZULMASINA" şeklindeki açıklamalara nazaran, somut olayda, sanık hakkında Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2023 tarihli kararının istinaf edilmeksizin 16/03/2023 tarihinde kesinleşmesini müteakip, ek yapılan tavzih şerhiyle, Mahkemesince tavzihine karar verilen hatanın maddi yanılgı ya da yazım hatası olarak değerlendirilerek, tavzih yoluyla düzeltilemeyeceği cihetle, tavzih ve mercii kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl hapis ve 300 gün adli para cezasından, anılan Kanun'un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 1 yıl 3 ay hapis ve 375 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak sanık hakkında 1 yıl 6 ay hapis ve 450 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı TCK'nin "Güveni kötüye kullanma" başlıklı 155/2. maddesi; "(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklindedir. 2. Aynı Kanun’un "Zincirleme suç" başlıklı 43/1. maddesinde; "1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, Mahkemenin kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, hükmün gerekçe kısmı ile de çelişki oluşturacak şekilde verdiği tavzih niteliğindeki 30.03.2023 tarihli ve 2022/48 Esas, 2023/239 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nin 155/2. maddesi uyarınca tayin olunan "1 yıl hapis ve 300 gün karşılığı adli para cezasının", sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılırken, "1 yıl 3 ay hapis ve 375 gün adli para cezası" yerine, "1 yıl 6 ay hapis ve 450 gün adli para cezası" şeklinde hatalı olarak belirlenmesinden sonra, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın "1 yıl 15 gün hapis ve 312 gün adli para cezası" olarak belirlenmesi gerektiği halde, "1 yıl 3 ay hapis ve 375 gün adli para cezası" şeklinde fazla ceza tayini Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/48 Esas, 2023/239 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının (B-2) bölümünde yer alan "1 yıl 6 ay ve 450 gün", (B-3) bölümünde yer alan "1 yıl 3 ay ve 375 gün", (B-5) bölümünde yer alan "375 gün ve 7.500,00 TL", (B-7) bölümünün ikinci paragrafında yer alan "1 yıl 3 ay" ibarelerinin sırasıyla, "1 yıl 3 ay hapis ve 375 gün", "1 yıl 15 gün hapis ve 312 gün", "312 gün, 312 gün, 6.240,00 TL", "1 yıl 15 gün" şeklinde düzeltilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.