KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/1118 E., 2024/12218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 09.07.2019 tarihli ve 2019/3080 Esas, 2019/4952 Karar sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2017/305 Esas, 2019/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezalandırılmasına dair mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/43059 Esas, 2022/11425 Karar sayılı kararı ile yasa değişikliği nedeniyle bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2022/756 Esas, 2023/933 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; verilen cezanın haksız olduğuna, kararın lehine bozulmasına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi uyarınca 213 sayılı Kanun' a aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
''GEÇİCİ MADDE 34- Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.
Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.
Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde 359 uncu madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.
359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.''
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 'Yargıtay kararının gönderileceği merci' başlıklı hükmünün birinci fıkrasında dosyaların gönderileceği merciye ilişkin aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir.
MADDE 304. - [1] (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının atıf yaptığı 303 üncü maddedesinin (d) bendinde ise ''Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse'' hükmüne yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında;
213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü madde hükmünde açıkça, kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verileceği, yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderileceği düzenlenmiş olup,
7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca 359 uncu maddede yapılan değişikliklerin mahiyeti dikkate alındığında soruşturma evresindeki işlemlerin de kapsama alınmış olduğu ve kanun yolu incelemesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan aynı mahiyetteki dosyaların lehe değerlendirme yapılması gerekliliği ile ilk derece mahkemelerine gönderileceğinin düzenlenmesi karşısında,
aynı mahiyetteki dosyalarda aynı gereklilik ile farklı uygulama yapılmasının Kanun'un düzenlenme amacına uygun düşmeyeceği gibi Bölge Adliye Mahkemelerinden geçen dosyalar ile ilgili olarak bozma üzerine Yargıtay kararlarının gönderileceği merciyi düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca atıf yapılan aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenleme de dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçeli karar başlığında "31.12.2013" şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin en son 2013/Mayıs döneminde matrahlı KDV beyannamesi verilmesi nedeniyle en aleyhe kabulle "31.05.2013" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2022/756 Esas, 2023/933 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/1118, K. 2024/12218, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama