İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1251 Karar: 2025/740 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1251 K.2025/740

11. Ceza Dairesi 2024/1251 E. , 2025/740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1148 E., 2023/1267 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: Beraat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin redd

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1251 E. , 2025/740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1148 E., 2023/1267 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: Beraat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin redd

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1251 E. , 2025/740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1148 E., 2023/1267 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: Beraat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirebilir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.07.2023 tarihli kararı ile duruşma açmaksızın hükmün "...Hükmün özünü oluşturan ve CMK'nın 231. maddesi gereğince açıklanmakla geçerlilik kazanan kısa kararda ve gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi bölümünde "sanığın üzerine atılı kamu kurumu zararına olacak şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan sanık hakkında TCK'nın 158/1-e maddesi gereğince takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği" belirtilerek sanığın eylemine uyan TCK'nın 158/1-e maddesi gereğince belirlenen 4 yıl hapis cezasından TCK'nın 43/1 ve 168/2 maddeleri gereğince artırım ve indirim uygulanmak suretiyle sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03/03/2022 gün, 2021/3284 esas, 2022/1167 sayılı kararında da belirtildiği üzere, zincirleme suç hükümleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun temadi eden suçlardan olması nedeni ile suç tarihinin en son haksız menfaatin elde edildiği tarih olan 22/11/2016 olduğu, buna göre suç tarihi itibariyle TCK'nın 158/1-e maddesinde düzenlenen atılı suç için yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu ve alt sınırdan hüküm kurulduğu belirtilmiş olmasına rağmen hapis cezasının 4 yıl olarak belirlenmesi suretiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; aynı ilden sınava girip şüpheli ve sanık konumunda bulunan kişiler ile sınavı kazanarak kurs dönemi itibari ile aynı örgüt evinde kurs dönemi boyunca kalan kişiler hakkında yürütülen soruşturmalar yahut açılmış kamu davaları bulunup bulunmadığı var ise örneklerinin dosya arasına alınması, sanık hakkında beyanda bulunan başka dosya şüpheli veya sanıklarının gerektiğinde tanık olarak dinlenmeleri, bağlantı görüldüğü takdirde iş bu dosya ile hukuken mümkün olması durumunda birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Örgüt mensupları hakkında soruşturma ve kovuşturmaların devam ettiği bir çok itirafçı tanığın beyanları ile örgüt mensuplarının ortaya çıkarıldığı anlaşılmakla, kolluk ve UYAP bilgi bankası aracılığıyla başka dosya şüphelisi veya sanıkları tarafından etkin pişmanlık kapsamında veya tanık olarak alınan ifadelerde sanıkla ilgili bir beyan veya teşhisin bulunup bulunmadığının araştırılarak var ise buna ilişkin evrakın istenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 05/10/2017 tarih, 2015/2084 esas ve 2017/5026 sayılı kararında da belirtildiği üzere, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği kabul edilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 58/9 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, beraatine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.12.2023 tarihli kararı ile ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; dosya kapsamı ile sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280 ve 289 uncu maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 14.07.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince sanık hakkında esastan ret kararı verilmesi nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu anlaşılmakla bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 18.12.2023 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen yukarıda esas numarası yazılı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.12.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla/birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla