İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/742 Karar: 2025/10801 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/742 K.2025/10801

11. Ceza Dairesi 2025/742 E. , 2025/10801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/453 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/742 E. , 2025/10801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/453 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/742 E. , 2025/10801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/453 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2023 tarihli ve 2023/11222 Soruşturma, 2023/8652 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.02.2024 tarihli ve 2024/453 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9097 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11241 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11241 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müştekinin 01/07/2021 havale tarihli şikayet dilekçesi ve alınan ifadesinde özetle, ... ili, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 538 ada, 161 parselde kayıtlı 892 m², arsa niteliğindeki 1/2 hissesine sahip olduğu taşınmazının, bilgisi dışında sahte belge ve imzalarla satılmış olduğunu, söz konusu taşınmazın satışını kendisinin yapmadığını, satışın yolsuz olduğunu ileri sürmesi üzerine yapılan soruşturma kapsamında ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında belirtilen taşınmaza ilişkin tapu kayıt sorgulamasında aktif ve pasif olarak gayrimenkul kaydına rastlanmadığından bahisle imza örneğinin çıkarılamadığının bildirildiği, müştekinin iddiasına konu olayda yer alan arsanın kendi adına kayıtlı olduğuna dair tapu müdürlüğünde herhangi bir aktif veya pasif olarak kaydın yer almadığı, bu haliyle olayda soruşturulması gereken herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair merci kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22/05/2023 tarihli ve 2022/6507 esas, 2023/4218 karar sayılı ilâmı ile müştekinin itiraz dilekçesi ekinde şikâyete konu arsaya ait tapu kaydının sunulduğu ve 16/03/1998 tarihli ve 997 yevmiye numaralı resmi satış senedinin mevcut olduğunun bildirilmesi karşısında; satışa ilişkin tüm belgelerin temin edilmesi, belgenin başkaca bir yerde kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde tespiti sonrası, 5237 sayılı Kanun’un 66... . maddeleri uyarınca zamanaşımının gerçekleşmediğinin belirlenmesi durumunda, sahtecilik iddiasına yönelik soruşturma yapılarak bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kanun yararına bozulması üzerine bu kez yeniden yapılan soruşturma sonunda, Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 21/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, satışa dair resmi senet üzerindeki imzanın müşteki eli ürünü olduğu kanaatinin bildirilmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2023 tarihli ve 2023/11222 soruşturma, 2023/8652 sayılı kararı ile yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin satışı kendisinin yapmadığına yönelik ısrarlı beyanı karşısında, maddi gerçeğin şüpheye mahal vermeksizin ortaya çıkması bakımından, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiye ait ... İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 538 Ada, 161 Parselde kayıtlı, ½ hissesine sahip olduğu 8 92... arsa nitelikli taşınmazın, bilgi ve rızası dışında sahte imza ile satıldığı iddia edilmiş ise de; Cumhuriyet Başsavcılığınca adli tıp uzmanı/grafolog/bilirkişiden alınan 21.12.2023 tarihli raporda; 16.03.1998 tarihli ve 997 yevmiye numaralı resmi satış senedinde bulunan imzaların şikayetçinin eli ürünü olduğunun belirtilmesi karşısında, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla