İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/565 Karar: 2025/2569 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/565 K.2025/2569

11. Ceza Dairesi 2025/565 E. , 2025/2569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/594 E., 2024/114 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kan

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/565 E. , 2025/2569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/594 E., 2024/114 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kan

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/565 E. , 2025/2569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/594 E., 2024/114 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın 2017 takvim yılında sahte fatura düzenlenme suçundan mahkumiyetine ilişkin İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2021/594 Esas, 2024/114 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/18959 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10018 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10018 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 2017 yılında sahte belge düzenlemek ile defter ve belgeleri ibraz etmemek suçlarından dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/03/2021 tarihli ve 2021/16629 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan beraatine, sanığın sahte fatura düzenlemek suçundan dolayı mahkûmiyetine dair İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2024 tarihli ve 2021/594 esas, 2024/114 sayılı kararının 22/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, Sanık hakkında inceleme dışı 2016 yılında sahte belge düzenlemek, 2018 yıllarında defter ve belgeleri ibraz etmemek suçlarından dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/03/2019 tarihli ve 2019/13778 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan beraatine, sahte fatura düzenlemek suçundan dolayı 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2021 tarihli ve 2019/261 esas, 2021/235 sayılı kararının, mahkumiyet kararı bakımından 08/09/2021 tarihinde, beraat kararı bakımından ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 02/12/2021 tarihli ve 2021/2837 esas, 2021/3008 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aynı tarihte kesinleştiği, Sanığın her iki eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/03/2019 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir sahte belge düzenlemek suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması hususunun, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2024 tarihli kararından evvel, 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da birtakım değişiklikler kapsamında da tartışılması gerektiği gibi birleştirmenin mümkün olmadığının anlaşılması halinde ise 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra kesinleşen kararda verilen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir ceza tayin edilmesi gerektiği hususları gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hüküm tarihinden önce 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde de; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kanun yararına bozma talebine konu İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2021/594 Esas, 2024/114 Karar sayılı kararı ile sanığın 2017 takvim yılında sahte fatura düzenlenme suçundan mahkumiyetine hükmolunduğu, bununla birlikte; sanığın aynı mükellefiyetine ilişkin 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2019/261 Esas, 2021/235 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet kararının 08.09.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip 7394 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yargılaması yapıldığı ve İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2022/448 Esas, 2023/724 Karar sayılı kararı ile verilen "...Mahkememizce infazı durdurulan hüküm yönünden 7394 Sayılı Yasa ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durum olmadığından sanık hakkında mahkememizce yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin 08/06/2021 tarih, 2019/261 esas, 2021/235 karar sayılı kararıyla verilen ve mahkememizin bu dosyası üzerinden tensiben infazı durdurulan ilamın aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına..." ilişkin kararın da 18.12.2023 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığının kabulü halinde 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım oranı belirlenerek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2019/261 Esas, 2021/235 Karar sayılı ilamı ile verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2021/594 Esas, 2024/114 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla