Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1652 E. , 2024/6061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2023/570 K. ŞİKÂYETÇİ : Maliye Hazinesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Şikâyetçi kurum vekilinin 05.12.2023 tarihli ek karara yönelik
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1652 E. , 2024/6061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2023/570 K. ŞİKÂYETÇİ : Maliye Hazinesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Şikâyetçi kurum vekilinin 05.12.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz isteği gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmemiştir. Hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 305 ila 326 ıncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması nedeniyle sanık ... ...'ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ... ve sanık ... müdafinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...'nin 25.12.2015 tarihli karraıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesi gereği beraatlerine karar verilmiştir. 2. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 24.12.2020 tarihli kararıyla dosyanın Konya 11.Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile bağlantısı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2021/157 Esas, 2023/570 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157, 62, 51 ve 52 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204, 62, 51 ve 53 inci maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 4. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2021/157 Esas, 2023/570 ek Kararıyla müşteki maliye hazinesinin temyiz isteği sıfat yoluğu gerekçesi ile reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafii ve sanık ... temyiz talepleri, mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya uygun olmadığına ilişkindir. Şikâyetçi Maliye Hazinesinin temyiz talepleri, katılma taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığı, ek kararın ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinin sanıkların katılanlardan dorseleri satın almalarının ardından fiilen teslim aldıkları 17.07.2012 sonrasında olduğu tespit edilerek yapılan incelemede, A. Şikâyetçi Maliye Hazinesinin temyiz talebi yönünden, Yargılama konusu suç yönünden katılan Kurum’un suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, katılan sıfatı bulunmayan kurum vekilinin talebi yönünden 05.12.2023 tarihli ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz talepleri yönünden, Sanıklar ... ve ...'ın 2012 yılında ... isimli şirketten 2 adet dorseyi 17.07.2012 tarihinde teslim aldıktan sonra dorselerden bir tanesinin şasi numarasını değiştirerek sahteleştirip şikâyetçi ...'e sattıkları, Suphi'nin de bu dorseyi diğer mağdur ...'a sattığı, işlemler sonucu oluşan dorseye ait ruhsatın içerik itibariyle sahte olduğu,sanıkların sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda, kamu kurumu olan Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan ve ruhsata bağlanan şase numaralarının sahte olarak kullanıldığı iddiası karşısında, resmi belgede sahtecilik suçunun ve eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin bir bütün halinde üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hükümlerin kurulması, Kabule göre, Sanık ... yönünden, Başka suçtan Kilis Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Müşteki Maliye Hazinesinin temyiz talebi yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2021/157 Esas, 2023/570 Karar sayılı ek kararında Kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz talepleri yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2021/157 Esas, 2023/570 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.