Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2288 E. , 2024/5630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2020/420 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanu
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2288 E. , 2024/5630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2020/420 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 18.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/31556 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20741 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20741 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihi olan 30/10/2013 günü yapılan kontrolde gerçekte 34 TKF 67 plakalı olan aracına 34 PSU 01 sayılı plakayı takarak kullandığından bahisle yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de; İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 30/10/2013 tarih ve İZ-2013/1634 sayılı ekspertiz raporunda suça konu sahte bir adet plakada basılı bulunması gereken Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna ve Trafiğe ait soğuk mühür izlerinin bulunmadığının tespit edilmesi, mahkemece suça konu plaka üzerinde bulunması gerekli zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı ve aldatma kabiliyetini haiz olup olmadığı yönünde plaka üzerinde herhangi bir incelemede bulunulmaması ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 18/07/1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30. maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09/09/2011 gün ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca tescil kuruluşunun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alınması, bu şekilde suça konu plakanın resmi belge niteliğini kazanabilmesi için üzerinde işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin varlığının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın olay tarihinde üzerinde mühür izi bulunmayan plakayı kullanmaktan ibaret eyleminin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 21. maddesi uyarınca idari yaptırıma tabi olduğu gözetilmeden, unsurları bulunmayan resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli olarak işlenebilen bir suçtur. Resmi belgede sahtecilik suçunda birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise sahte olarak düzenlenen ya da değiştirilen bu resmi belgeyi kullanmaktır. 3. Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2020/4004 Esas, 2023/8043 Karar sayılı ilamında; ", suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30 uncu maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu suç tarihi itibarıyla plaka basım işini gerçekleştiren (TŞOF) ait soğuk mühür izlerinin olmadığının rapor ve mahkeme gözlemi ile belirlenmesi, mevcut haliyle yapılan sahteciliğin ilk bakışta fark edilebilir olması nedeniyle aldatıcılık niteliğinin bulunmaması karşısında unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur..." denilmektedir. 4. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracı, 34 T.. .. sayılı sahte plakayla kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30 uncu maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu cihetle; İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 11.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda suça konu sahte plakada soğuk mühür izi bulunmadığının tespit edilmesi ve dosya içerisinde aslı bulunan plaka üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde de, herhangi bir mühür izinin olmadığının, bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığının belirlenmesi karşısında, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır. 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE, 4. Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.