Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2778 E. , 2025/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/3 E., 2023/206 K. SUÇLAR: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî part
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2778 E. , 2025/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/3 E., 2023/206 K. SUÇLAR: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Katılanlar ..., ..., ... ile ... vekilinin sanıklar hakkında; Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz hak ve yetkilerinin bulunmadığı belirlenmiştir. Yukarıdaki hususlar dışında, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç adlarının "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. KARAR 1-Katılanlar ..., ..., ... ile ... Vekilinin Sanıklar Hakkında; Katılan ... Vekilinin Sanık ... hakkında; Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyizleri Yönünden Sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen katılanlar ..., ..., ..., ... ile ...'ın kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararlarının hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, katılanlar adına vekillerinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2-Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ..., ..., ... ile Sanıklar Hakkında Katılan ...'na Karşı Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar ..., ..., ..., ... ile ... vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3-Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Karşı; Sanık ... Hakkında Katılan ...'na Karşı Eylemleri Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden Ana dosyada; sanık ...'ın katılanlara rent a car işi yaptığını, birlikte bu işi yapacaklarını söyleyerek katılanlara bankalardan tüketici kredisi, konut kredisi çektirerek parasını aldığı, katılanların araç kredisi kullanarak aldıkları araçları üçüncü kişilere kiralayarak bedellerini katılanlara vermediği, yine birleşen dosyada aynı yöntemle katılan ...'nun rent a car işi yapmak için bankalardan kredi çekerek haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemekten ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesindeki "basit dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu belirlenerek ve sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince duran süreler gözetilerek yapılan incelemede: Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 18.12.2014 tarihinden; sanıkların eylemine uyan "dolandırıcılık " suçunun ise Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'ın katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri yönünden sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 20.06.2013 tarihinden; sanıkların katılan ...'na yönelik eylemleri yönünden sanık ...'un sorgusunun yapıldığı 22.10.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet/beraat hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4-Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Yönelik Eylemleri Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Katılanın yetkilisi olduğu şirket aleyhinde yapılan icra takibi neticesinde borçlu şirketin 6 adet aracına haciz konulduğu, ancak satışlarının yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, eylemin tamamlanmış olduğunun kabulü gerekçesiyle, sanıklar hakkında fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın 4 nolu bend yönünden karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, 09.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklar ... ve ...’in üzerine atılı katılan ...’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı yönündeki sayın çoğunluğun 4 nolu bozma düşüncesine iştirak etmem mümkün görülmemektedir. Dosya kapsamına göre; ... Limited Şirketinin ortağı ve yetkilisi olan katılan ... aleyhine yapılan icra takibi neticesinde, şirketin 6 adet aracına haciz işlemi uygulandığı, haciz işlemi ile katılanın geçici de olsa araçlarını kullanmaktan mahrum bırakılması nedeniyle zarara uğradığı dolayısıyla atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun tamamlandığı anlaşılmakla, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında tamamlanmış kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmam mümkün bulunmamaktadır. 09.01.2025