Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2855 E. , 2025/1668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/781 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2855 E. , 2025/1668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/781 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2022/274 Esas, 2023/754 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/781 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 23.02.2024 tarihli ve 2024/3399 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/25420 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/25420 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, sanık hakkında 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarına ve yıllar içerisinde işlenen suçlara ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen tek bir zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2022/274 Esas, 2023/754 Karar sayılı dosyası ile hükümlünün aynı mükellefiyetine ilişkin kesinleşen "2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma" ve "2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçlarından yapılan uyarlama yargılamasında, hükümlünün etkin pişmanlıktan yararlanmadığı gerekçesiyle verilen "...ilamların ayrı ayrı aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına..." dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merci İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/781 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bu kararın kanun yararına bozma konusu yapıldığı, her ne kadar UYAP üzerinden yapılan araştırmada; Adalet Bakanlığının 23.02.2024 tarihli yazısını müteakip, kesin nitelikteki İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/781 Değişik İş sayılı kararına yönelik herhangi bir bozma kararı verilmeden dosya yeniden ele alınmış ve İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2024/152 Değişik İş sayılı kararı ile "...28.12.2023 tarihli ve 2023/781 Değişik İş sayılı kararın kaldırılmasına ve gereği için dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiş ise de; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2024/152 Değişik İş sayılı kararının, yeniden yapılan uyarlama sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/145 Esas, 2024/641 Karar sayılı mahkumiyet kararlarının ve bu kararlara yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2024 tarihli ve 2024/2315 Değişik İş sayılı kararının, hukuki değerden yoksun oldukları belirlenerek yapılan incelemede; 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen, “bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sahte fatura kullanma ve düzenleme suçları yönünden kendi içinde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynen infaz kararı verilmesi karşısında; itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/781 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.