İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/2986 Karar: 2025/1667 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2986 K.2025/1667

11. Ceza Dairesi 2024/2986 E. , 2025/1667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1339 Değişik İş SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/2986 E. , 2025/1667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1339 Değişik İş SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/2986 E. , 2025/1667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1339 Değişik İş SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/775 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin merci Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1339 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/27012 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35789 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35789 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık ...'nin beraatine, resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2020/111 esas, 2021/208 sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, Besni Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile dosyanın seri muhakeme usulü işlemlerinin yapılabilmesi için Besni Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 11/08/2022 tarihli ve 2020/111 esas, 2021/208 sayılı ek kararını takiben, Besni Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03/10/2022 tarihli ve 2022/1907 soruşturma, 2022/635 esas, 2022/27 sayılı talepnamenin kabulü ile sanığın resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2022 tarihli ve 2022/775 esas, 2022/296 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, atılı eylemin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2022 tarihli ve 2022/1339 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 1- 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın mahkûmiyetine konu suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, Besni Asliye Ceza Mahkemesince kararın 09/03/2021 tarihinde verildiği ve 06/04/2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın anılan yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ilk kararında 5237 sayılı Kanun'un 206/1. maddesi uyarınca tayin edilen temel cezadan, anılan Kanun'un 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapıldığı halde, 04/10/2022 tarihli kararda söz konusu indirimin yapılmadığı gözetilmeden, itirazın anılan yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, 3- Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09/04/2019 tarihli ve 2017/19781 esas, 2019/5088 karar sayılı ilâmında yer alan, "İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; sanığa isnat olunan, idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müştekiye ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, sanığın alkollü araç kullanması sebebiyle idarî yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müşteki Habip Tunç'a ait kimlik bilgilerini kullanmasından ibaret eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturduğu cihetle, bu yönüyle itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Besni Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 tarihli ve 2020/71 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından açılan kamu davası sonucu yapılan yargılamada, Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/111 Esas, 2021/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen beraat kararı ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının istinaf edilmeksizin 06.04.2021 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir. 2. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için talepte bulunulması üzerine, Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 11.08.2022 tarihli ve 2020/111 Esas, 2021/208 Karar sayılı ek kararı ile dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/775 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararı ile Besni Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.10.2022 tarihli ve 2022/1907 Soruşturma, 2022/635 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/775 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararına itiraz edilmesi üzerine, merci Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1339 Değişik İş sayılı kararı ile; "...Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2019/26239 Esas 2022/7425 Karar sayılı ilamı (somut olayda üzerinde ruhsatsız silah bulundurması nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma sırasında kendisini soruşturmadan kurtarmak amacıyla ablası olan Mevlüde Kartop'a ait kimlik bilgilerini vererek onun hakkında soruşturma başlatılmasına neden olan ve parmak izi alınıp incelendikten sonra gerçek kimliği açığa çıkan sanığın eylemi TCK. 268/1. delaleti ile 267/1. maddesindeki başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturmakla, vasıfta hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması) gözetildiğinde, Cumhuriyet Savcısının itirazının kabulü ile Besni Asliye Ceza Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 5. 5237 sayılı Kanun'un resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan başlıklı 206. maddesinin birinci fıkrasında; "Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." Hükmü yer almaktadır. 6. 5271 sayılı Kanun'un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ...7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206)..." şeklinde düzenlenmiştir. 7. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (c) ve (d) bentlerinde; "c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. ", "d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 8. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 9. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 48. maddesinde; "...Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır...Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır..." denilmektedir. 10. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı ilamında; "...5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Kamu güvenine karşı suçlar" bölümünde düzenlenen “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” başlıklı 206. maddesi; “Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde olup, maddede resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulması suç olarak düzenlenmiştir. Yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmî belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde yani kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse; kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir. Aynı kanunun "Adliyeye karşı suçlar" bölümünde düzenlenen “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” başlıklı 268. maddesi ise; “İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır” şeklinde olup, işlediği bir suç nedeniyle yakalanan şüphelinin, gerçek kimliğini saklayıp kolluk kuvvetlerine, kimlik bilgilerini bildiği bir başkasının kimlik bilgilerini vermesi durumunda bu madde hükmü uygulanacaktır. Bir başka ifadeyle, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve o kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması durumunda, bu madde hükmü uygulanacaktır. Suçun oluşması için, failin daha önce bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranması, kendi kimliğini vermesi halinde hakkında bu suçtan işlem yapılacak olması gerekmektedir. İftira suçunun özel bir şekli olan bu suçun oluşması için sanığın resmi belge düzenlemede yetkili memura başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini vermesi yeterli olmayıp, işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullanması gerekmektedir..." şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir. 11. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2019/8820 Esas, 2023/5153 Karar sayılı ilamında; "...sanığın 26.09.2014 tarihinde 0.71 promil alkollü olarak araç kullanması nedeniyle trafik polislerince durdurulduğunda kendisini ... olarak tanıtarak, trafik idari para cezası karar tutanağının ... adına düzenlenmesine sebebiyet vermekten ibaret eyleminde, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanması suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, sanığın eyleminin ... 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanması suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması..." hukuka aykırı bulunmuş, yine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2022/7145 Esas, 2023/7976 Karar sayılı ilamında; "...yapılan kontrolde 0.84 promil alkollü olduğunun tespiti üzerine mağdur adına trafik idari para cezası tutanağı düzenlendiği anlaşılmış olup...sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı..." belirtilmiştir. 12. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kolluk güçlerince sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın durdurulduğu, sanık tarafından görevlilere herhangi bir belge ibraz edilmeksizin mağdurun kimlik bilgilerinin söylendiği ve yapılan kontrolde 0.85 promil alkollü olduğunun tespiti üzerine, mağdur adına trafik idari para cezası tutanağı düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerekeceği, somut olayda mağdur hakkında herhangi bir suç soruşturması yapılmadığı, yalnızca idari para cezası tutanağı tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, bununla birlikte; 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. maddenin (c) bendinde yer alan, "250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. " şeklindeki hüküm uyarınca iddianamenin düzenlendiği 13.02.2020 tarihine kadar henüz soruşturma evresinde olan dosyaya ilişkin seri muhakeme usulü uygulanmadan doğrudan açılan kamu davasına istinaden yargılama yapılarak hüküm kurulduğu ve Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren iptal kararı doğrultusunda uyarlama talep edildiği, her ne kadar hüküm tarihinde mevcut bulunan hukuka aykırılığın giderilmesi için uyarlama yapılamayacak ise de, merci kararının bu yönden bozulması durumunda dahi dosyanın yeniden seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla Cumhuriyet savcılığına gönderilmesinin gerekeceği fakat Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.10.2022 tarihli ve 2022/1907 Soruşturma, 2022/635 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, belirtilen hususun bozma nedeni yapılmadığı, yine 5237 sayılı Kanun'da yer alan ve takdiri indirimi düzenleyen 62. maddenin seri muhakeme usulü kapsamında gönderilen talepnameler doğrultusunda kurulan hükümlerde uygulanamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin (1) ve (2) numaralı düşünceler yönünden reddine karar vermek gerekmiş; Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/775 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebindeki (3) numaralı düşünce yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) ve (2) numaralı düşünceler yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (3) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE, 3. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1339 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla