İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/3209 Karar: 2025/1657 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3209 K.2025/1657

11. Ceza Dairesi 2024/3209 E. , 2025/1657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/806 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/3209 E. , 2025/1657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/806 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/3209 E. , 2025/1657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/806 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve 2023/2264 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/806 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.04.2024 tarihli ve 2024/9027 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42154 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42154 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, adı geçen şüpheli ile inceleme dışı şüpheliler ... ve diğerleri haklarında nitelikli yağma suçundan açılan kamu davası nedeniyle Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/36 esas sayılı dosyasında derdest bulunduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekilerin sahibi olup Fethiye ilçesinde bulunan araziye 13 odalı apart otel ve işyeri yapımı konusunda müştekilerle toplam 8.100.000,00 Türk lirası karşılığında anlaşıp aralarında 06/02/2023 tarihinde sözleşme düzenledikleri ve müştekilerden 3.100.000,00 Türk lirası bedelli senet aldığı halde göstermelik şekilde inşaata başlamasını müteakip, müştekilerden almış olduğu senedi ... isimli kişiye ciro ettikten sonra, adı geçen kişi tarafından söz konusu senede dayanılarak müştekiler hakkında icra takibi başlatıldığının ve inşaatın da tamamlanmadığının iddia edildiği somut olayda, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şikayete konu inşaat yapımına göstermelik olarak başlanıp tamamlanmadığının iddia edilmesi ve söz konusu senedin iade edilmeyip şüpheliye teslim edilmesinden kısa bir süre sonra müştekiler aleyhinde icra takibi başlatılmasına sebebiyet verildiğinin anlaşılması karşısında; şüphelinin baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediğinin tespiti açısından, şüphelinin inşaat ruhsatı almak için başvuruda bulunup bulunmadığının ve inşaat yapımına başlamak için gerekli izinlerin alınıp alınmadığının ilgili Belediye Başkanlığından sorulması, bu kapsamda şüphelinin müştekilerle arasında düzenlediği inşaat sözleşmesine uygun şekilde inşaat yapımına başlayıp başlamadığının araştırılarak bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması, ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olaya ilişkin ifadesi alınarak, adı geçene bahse konu senedi hangi hukuki ilişkiye istinaden şüpheliden teslim aldığının sorulup varsa buna ilişkin belgelerin temin edilmesi, Yalova İcra Dairesinin 2023/1436 esas sayılı takip dosyasının getirtilerek incelenmesi ve ilgili evrakların onaylı suretlerinin dosya içerisine alınması, bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından, yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerin maliki oldukları Muğla ili Fethiye İlçesi Kargı Mahallesinde bulunan taşınmaz üzerine 8.100.000,00 TL bedelle apart otel ve iş yeri inşaatı yapılması hususunda kendisini ... Ahşap İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olarak tanıtan ve müteahhit olduğunu söyleyen şüpheli ile anlaştıklarının, şikâyetçiler tarafından paranın 3.100.000,00 TL'lik kısmı için şüpheliye bono verildiğinin, taşınmaz üzerindeki inşaat çalışmalarının proje ile uyumlu olmadığının, kararlaştırılan bedelin ortalama maliyetin oldukça altında olduğunun öğrenilmesi üzerine şikâyetçilerin durumdan şüphelenerek sözleşmeyi feshetmek istediklerinin, şüphelinin şikâyetçileri oyalayarak bahse konu bonoyu iade etmediğinin ve bir süre sonra ... isimli kişiye ciro ettiğinin, bu kişi tarafından da yalnızca şikâyetçiler aleyhine icra takibinde bulunulduğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; sözleşme tarihinde şüphelinin ... Ahşap İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olup olmadığının, gerçekte fiilen inşaat işleri uğraşan bu isimde bir şirket bulunup bulunmadığının araştırılması, şikâyetçilere ait taşınmaz üzerinde inşaat yapılması hususunda gerekli izinlerin alınması amacıyla şüpheli tarafından ilgili kurumlara müracaatta bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmeye ve projeye uygun şekilde inşaata başlanıp başlanmadığının, kararlaştırılan bedelin inşaat maliyeti ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, Yalova İcra Müdürlüğünün 2023/1436 sayılı icra dosyasının ve bu dosya ile bağlantılı varsa diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, şüphelinin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği de değerledirilerek, sonucuna bir karar verilmesi gerekirken, "...Tüm dosya kapsamı, müşteki anlatımları, şüpheli anlatımları, bilgi sahibi anlatımları ve dosya kapsamında bulunan bilgi-belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şüpheli ... ile diğer şüphelilerin 3.100.000-TL'lik senedin alındığı tarihten itibaren birlikte hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, ... ile müştekiler arasında bahse konu arsaya inşaat yapılması hususunda anlaşmaya varıldığı, inşaatın müştekilerin belirttiği şekilde yapılmamasının ayıplı mal olarak değerlendirilebileceği, inşaat yapı ruhsatı alınmadan inşaatın yapılmayacağını her vatandaşın bilmesi gerektiği, şüpheli ile müştekiler arasında yapılan sözleşmenin gereği gibi inşaatın yapılmaması hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, müştekilerin şüpheliye vermiş olduğu 3.100.000-TL'lik senedi kendi rızaları dahilinde verdikleri, verdikleri senedin karşılığında belirtilen işlerin yapılmaması menfi tespit davasına konu olduğu, şüpheli almış olduğu senedi ciro yoluyla diğer şüphelilere devretmesinin önünde yasal bir engelin bulunmadığı, müştekilerin 3.100.000-TL'lik senet ile ilgili yapmış oldukları tüm şikayetlerin hukuk mahkemelerinde itiraza tabi olduğu ve hukuk mahkemelerinde dava açma suretiyle giderilebileceği, şüphelinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/806 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla