İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/3575 Karar: 2024/10463 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3575 K.2024/10463

11. Ceza Dairesi 2024/3575 E. , 2024/10463 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/432 E., 2021/497 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğun

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/3575 E. , 2024/10463 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/432 E., 2021/497 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğun

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/3575 E. , 2024/10463 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/432 E., 2021/497 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/432 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-l, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 64.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/31792 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57011 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57011 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyanın inceleme dışı diğer sanığı ...'ın kısmen zararı tazmin etmesi ve katılan vekilinin 01/06/2021 tarihli duruşmada kısmen ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğini belirtmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiş ise de; İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilmiş olan kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 29/11/2022 tarihli ve 2021/2867 esas, 2022/2334 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, bahse konu hukuka aykırılığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi kapsamında anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik itiraz olarak merciince değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/11/2022 tarihli ve 2022/7585 esas, 2022/19582 karar sayılı ilamında da " ... somut olayda, sanık Mümtaz Kamalı'nın dosyanın diğer sanığı ... ile iştirak halinde işledikleri nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle meydana gelen zararın sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden ... " şeklindeki açıklamaların yer alması karşısında, Somut olayda, sanık ...'in inceleme dışı dosyanın diğer sanığı ... ile iştirak hâlinde işledikleri nitelikli dolandırıcılık eylemi sebebiyle katılan ...'nin zararının diğer sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce kısmen giderilmesi, katılan vekilinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında, (1) "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir, (2) "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir, (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." hükümleri yer almaktadır. 2. Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 01.06.2021 tarihli 2. celseye katılan sanık ...'ın; "müştekinin zararından 19.000 TL'sini ödedim. 2.000 TL'sini de taksitler halinde ödemekteyim, bu husus nazara alınsın" şeklindeki beyanına karşılık, katılan vekilinin; "sanık kısmi ödeme yapmıştır, kısmi ödeme nedeniyle sanığın cezasından indirime rızamız vardır." şeklinde beyanda bulunması karşısında; inceleme dışı sanık ... ve bu sanık tarafından zararın giderilmesine yönelik herhangi bir karşı duruşu bulunmaması halinde inceleme konusu sanık ... hakkında, 5237 TCK'nın 168/2-4. maddeleri uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması Kanun'a aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesince hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen sanık ... yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi kapsamında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık lehine itiraz yoluna başvurulması mümkün görülmüş, sanık ... yönünden ise; sanığın yeniden beyanına başvurularak, ... tarafından zararın giderilmesine yönelik herhangi bir karşı duruşunun bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/432 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararının sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık ... hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla