İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4033 Karar: 2025/966 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4033 K.2025/966

11. Ceza Dairesi 2024/4033 E. , 2025/966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2021/521 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4033 E. , 2025/966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2021/521 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4033 E. , 2025/966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2021/521 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2022/15981 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/76977 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/76977 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesini müteakip, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2015 tarihli kararı ile sanığın denetim süresinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı mahkûm edildiğinden bahisle anılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, anılan kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04/11/2020 tarihli ve 2020/7048 esas, 2020/6720 sayılı kararı ile hukuki değerden yoksun olduğunun tespit edilmesi karşısında, bu mahkûmiyet hükmü esas alınarak hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği hususunun gözetilmemesinde; 2-Kabule göre de; Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 206/1. maddesi kapsamında işlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 09/09/2009 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 25/03/2021 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14/02/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 23/03/2012 tarihleri arasında geçen 1 yıl 1 ay 9 gün (403 gün) durma süresi de çıkartıldığında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce dolmuş olduğu gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un karar tarihinde yürürlükte bulunan 231. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve on birinci fıkrasının birinci cümlesi; "... (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur... ... (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar... ..." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Kanun'da yer alan düzenlemeye göre, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, beş yıl süreyle denetime tabi tutulması ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi ve işlediği suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün de usûlüne uygun olarak kesinleşmesi hâlinde önceki hüküm açıklanmasının gerekeceği kabul edilmektedir. 3. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasına karşın, suç adının gerekçeli karar başlığında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma şeklinde yanlış yazıldığı belirlenerek yapılan incelemede; UYAP üzerinden yapılan kontrolde, Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2010 tarihli ve 2009/417 Esas, 2010/1683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanmasına yönelik ihbara konu denetim süresi içerisinde işlenen Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/1213 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararının, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/7048 Esas, 2020/6720 Karar sayılı kararı ile hukuki değerden yoksun olduğunun tespit edilmesi karşısında, bu mahkûmiyet hükmü esas alınarak hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği, sanığın adli sicil kaydına göre denetim süresi içerisinde işlenen başkaca bir suça ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı anlaşıldığından, ihbarnamede yer alan (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş, bozma nedenine göre (2) numaralı istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/521 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla