Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4059 E. , 2025/3828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖR
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4059 E. , 2025/3828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli ve 2024/39 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/8065 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58398 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58398 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 359/a-2, 359/b-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 15 ay hapis ve 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2022 tarihli ve 2021/183 esas, 2022/103 sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ilişkin Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2022 tarihli ve 2021/183 esas, 2022/103 sayılı ek kararını takiben, sanığın bu defa 2018 yılında işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılan ve derdest olan davanın, Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/322 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2023 tarihli ve 2019/1246 esas, 2023/83 sayılı kararının ardından yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 359/b-1, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 (2 kez) ve 62. (2 kez) maddeleri uyarınca 18 ay 22 gün hapis ve 3 yıl 16 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2023 tarihli ve 2022/322 esas, 2023/554 sayılı kararına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2024 tarihli ve 2024/39 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, sanık hakkında 2017 ve 2018 takvim yıllarına ve yıllar içerisinde işlenen suçlara ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen tek bir zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/6-125 Esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı üzere, uyarlama yargılaması ile derdest davaların birlikte görülemeyeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olduğu gibi tabi oldukları kanun yolunun da farklı olması nedeniyle, sanık hakkında 2017 yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek suçundan 22/05/2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2022 tarihli ve 2021/183 esas, 2022/103 sayılı kararıyla verilip kesinleşen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin uyarlama yargılaması ile 21/10/2019 tarihli iddianame ile 2018 takvim yılına ilişkin aynı suçtan açılan ve derdest olan kamu davasının birlikte yürütülerek tek hüküm ile karara bağlanamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/183 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararı ile sanığın 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin 21.02.2022 tarihinde kesinleştiği, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesini müteakip, dosyanın aynı Mahkemenin 2022/322 Esas numarasına kaydedildiği ve uyarlama yargılamasına başlandığı, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1246 Esas sayılı dosyası kapsamında ise, sanık hakkında 2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından kamu davası açıldığı, bu suçlara ilişkin yargılama devam ederken, uyarlama yargılamasına konu Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/322 Esas sayılı dosyası ve genel usullere göre yargılama yapılması gereken Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1246 Esas sayılı dosyasının birleştirildiği, Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli ve 2022/322 Esas, 2023/554 Karar sayılı kararı ile de sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararları verildiği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." şeklindeki açıklamalar karşısında; birleştirme kararı verilemeyeceği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli ve 2024/39 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.