İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4154 Karar: 2024/10320 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4154 K.2024/10320

11. Ceza Dairesi 2024/4154 E. , 2024/10320 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1359 E. 2024/851 K. SUÇ Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4154 E. , 2024/10320 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1359 E. 2024/851 K. SUÇ Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4154 E. , 2024/10320 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1359 E. 2024/851 K. SUÇ Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2024 tarihli ve 2023/550 Esas, 2024/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis ve 9.000.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2024/1359 Esas, 2024/851 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa alt hadden ceza verilmesine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması; ilk derece mahkemesinin kararına yönelik aleyhe istinaf bulunmaması ve tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının sanık lehine kazanılmış hak oluşturması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Adli Emanetin 2024/1643 sırasına kayıtlı cep telefonunun akıbeti hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2024/1359 Esas, 2024/851 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy'de sanık, kendisini kamu görevlisi veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak dolandırıcılık işlemiş ve 7 yıl hapis ile 9.000.000 TL adli para cezasına mahkum edilmiş; adli sicilinde tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen tekerrür hükümleri uygulanmamıştır.

Hukuki İlke: Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK 58 uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmamış olsa dahi, ilk derece kararına aleyhe istinaf bulunmadığından bu eksiklik sanık lehine kazanılmış hak oluşturur ve bozma nedeni yapılamaz; delillerin kesin verilere dayandığı hallerde suç vasfı ve yaptırım isabetli sayılır.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Aleyhe istinaf/temyiz yoksa, ilk derecede sanık lehine yapılan hatalar (tekerrürün uygulanmaması gibi) kazanılmış hak olarak korunur; savunma bu kazanılmış hakları bozma sonrası da gündeme getirerek cezanın ağırlaştırılmasını engelleyebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla