İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/43 Karar: 2024/11176 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/43 K.2024/11176

11. Ceza Dairesi 2024/43 E. , 2024/11176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2018 tarihli ve 2018/6765 Soruşturma, 2018/3712 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/43 E. , 2024/11176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2018 tarihli ve 2018/6765 Soruşturma, 2018/3712 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/43 E. , 2024/11176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2018 tarihli ve 2018/6765 Soruşturma, 2018/3712 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.10.2019 tarihli ve 2019/2451 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.10.2019'da kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2023 tarihli ve 2023/15203 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131619 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131619 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; müşteki şirkette çalışan şüpheliler ... ve ... haklarında, iş akitlerine son verilmesine rağmen kendilerine tahsis edilen şirket araçlarını anılan şirkete teslim etmedikleri iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda şüpheli ...'ya araç tahsis edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından; şüpheli ... bakımından ise kendisine tahsis edilen aracın teslimi için herhangi bir ihtar veya tebligat dosyada bulunmadığından bahisle yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1- Şüpheli ... yönünden; müşteki şirket çalışanı olan şüpheli Uğur'a şirket tarafından tahsis edilen 34 AOB 484 plakalı aracın, iş akdine son verilmesini müteakip, 30/07/2018 tarihli Beyoğlu 44. Noterliği tarafından düzenlenen ihtarname ile 3 iş günü içerisinde anılan aracın teslim edilmesinin istenmesine ve 03/09/2018 tarihinde söz konusu ihtarnamenin şüpheliye tebliğ edilmesine rağmen şüpheli tarafından aracın teslim edilmediği, şüphelinin de ifadesinde söz konusu aracın kendisinde olduğunu ikrar ettiği anlaşıldığından, müsnet suçtan kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- Şüpheli ...' yönünden ise; ifadesinde kendisine araç tahsis edildiğini kabul etmediğini belirtmesi karşısında müşteki şirket tarafından şüpheliye tahsis edildiği iddia edilen 34 AOB 473 plakalı aracın, iş akdine son verilmesini takiben 30/07/2018 tarihli Beyoğlu 44. Noterliği tarafından düzenlenen ihtarname ile 3 iş günü içerisinde anılan aracın teslim edilmesinin istenmesine ve 01/08/2018 tarihinde söz konusu ihtarnamenin şüpheliye tebliğ edilmesi üzerine, şüpheli Ayfer'e araç teslim edildiğine ilişkin müşteki firmada belge bulunup bulunmadığı sorulup var ise ilgili belgelerin sunulmasının istenilmesi gerektiği, yine şirkete ait aracı kullanıp kullanmadığı ve ayrıldıktan sonra da kullanmaya devam edip etmediği hususunda daha detaylı araştırma yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirkette yönetim kurulu üyesi olan ve aynı zamanda genel müdür olarak görev yapan şüpheli ... ile genel müdür yardımcısı olarak çalışan şüpheli ...'nın, şirketle ilişiklerinin kesilmesine ve bu hususta Noter yoluyla gerekli ihtaratlar yapılmasına rağmen, kendilerine görevleri gereği şirket tarafından tahsis edilen araçları iade etmediklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'in, Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan 13.09.2018 tarihli ifadesinde şirkete ait araçlardan birinin kendisinde olduğunu, talep edilmediği için iade etmediğini beyan etmesine karşın, dosya içerisinde bu hususa yönelik Beyoğlu 44. Noterliğinin, 30.07.2018 tarihli ve 02735 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bu ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgelerin suretlerinin mevcut olduğunun, şüpheli ...'nın ise kendisinde şirkete ait herhangi bir araç bulunmadığını bildirdiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçi şirket vekilinden de sorulmak suretiyle, şüpheli ...'ya şikayet konusu 34 AOB 473 plaka sayılı aracın teslim edildiğine dair bilgi veya belge bulunup bulunmadığının, bahse konu aracın işten ayrıldıktan sonra da bu şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasından sonra, her iki şüpheli yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini müteakip sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şüpheliler ... ve ...'in kendilerine teslim edilmiş olan araçları iade etmediklerinden bahisle şüphelilerden şikayetçi olmuşlarsa da, şüpheli ...'ya şirketce araç teslim edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, şüpheli Uğur Gazenker'in ise şirketin ortağı ve genel müdürü olarak kiralanmış araçlardan şüpheli beyanından da anlaşılacağı üzere teslim edilmiş olduğu, ancak bu aracın teslimi için müştekiye herhangi bir ihtar ya da tebligat yapıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, dolayısıyla güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının da oluşmayacağı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 7. İşbu soruşturma devam ederken, şikâyetçi vekilinin 28.09.2018 tarihli dilekçesi ile haklarında ayrıca suç duyurusunda bulunduğu talep dışı şüpheliler ... ... ve ...haklarında herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadığı ve karar verilmediği belirlenmekle, zamanaşımı süresi de gözetilerek mahallinde soruşturma yapılması mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.10.2019 tarihli ve 2019/2451 Değişik İş sayılı kararının, şüpheliler ... ve ...'in üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla