Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4549 E. , 2025/14179 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/13 E., 2016/183 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onam
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4549 E. , 2025/14179 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/13 E., 2016/183 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmiş ise de, adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/92-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafii ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafii ve sanık ...'in diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Sanıklar ... ve ... ile iştirak iradesi içerisinde hareket eden temyiz dışı sanık ...'ın, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak şikâyetçi ...'in kimlik bilgilerini ihtiva eden sahte nüfus cüzdanını ve katılan ...'ye ait taşınmazın tapu kayıtlarını kullanmak suretiyle katılan ...'dan 500,00 TL kapora aldığının kabul edilmesi karşısında; sanıklara yüklenen eylemin, nüfus ve tapu müdürlüklerinin maddi varlıkları olan nüfus cüzdanı ve tapu kayıtlarının kullanılması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek TCK'nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, 2.Kabule göre de; a.Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği hususunun dikkate alınmaması, b.Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri lüzumu, c. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,05.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar, temyiz dışı bir sanıkla iştirak hâlinde, üzerinde kendi fotoğrafı ancak şikâyetçinin kimlik bilgileri bulunan sahte nüfus cüzdanını ve katılana ait taşınmazın tapu kayıtlarını kullanarak bir katılandan 500 TL kapora almıştır. Ağır ceza mahkemesi bu eylemi TCK'nin 157/1. maddesindeki basit dolandırıcılık olarak nitelendirip mahkûmiyet kurmuş; kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten kurulan diğer hükümler de temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke: Nüfus ve tapu müdürlüklerinin maddi varlıkları olan nüfus cüzdanı ve tapu kayıtlarının kullanılarak işlenen dolandırıcılık, TCK'nin 157/1. maddesindeki basit hâli değil 158/1-d maddesindeki kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturur; ayrıca hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'la getirilen uzlaştırma ve 7242 sayılı Kanun'la TCK 53/3'e eklenen lehe ibareler yeniden değerlendirme gerektirir.
Uygulama Sonucu: Kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik mahkûmiyetleri onanmış; basit dolandırıcılıktan kurulan hükümler suç vasfında hata, adli para cezasının infaz yöntemi, uzlaştırma zorunluluğu ve lehe kanun değişikliği nedenleriyle bozulmuş, aleyhe temyiz olmadığından kazanılmış hak saklı tutulmuştur.
Dava Strateji Notu: Sahte kimlik ve tapu kaydı kullanılan emlak dolandırıcılıklarında vasıf tartışması davanın kaderini belirler: 158/1-d nitelendirmesi hem cezayı ağırlaştırır hem görevli mahkemeyi etkiler; savunma ise vasıf 157/1'de kalırsa suçun uzlaştırma kapsamına girmesinden ve sonradan yürürlüğe giren lehe değişikliklerden yararlanma imkânını gündeme getirmelidir.