İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4672 Karar: 2024/15743 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4672 K.2024/15743

11. Ceza Dairesi 2024/4672 E. , 2024/15743 K. "İçtihat Metni" H Ü K Ü M L Ü İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/973 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredikurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarlailişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandır

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4672 E. , 2024/15743 K. "İçtihat Metni" H Ü K Ü M L Ü İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/973 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredikurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarlailişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandır

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4672 E. , 2024/15743 K. "İçtihat Metni" H Ü K Ü M L Ü İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/973 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredikurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarlailişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Sanık ...'nın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş olduğu 23.09.2024 tarihli dilekçesinin, temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2023/2469 Esas, 2024/973 Karar sayılı kararının, sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. Maddesinin ''kendisine tebligat yapılacak kimseler gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' şeklinde düzenlendiği, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik' in 30/1. Maddesinde ise ''adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.'' şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sorgusunda beyan ettiği en son bilinen adresine 14.03.2024 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebligat parçasında, muhatabın adreste geçici veya sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmediği gibi, bulunmama nedeni ve bilgi veren ve haber verilen komşunun isim ve imzası yer almadığı, imzadan çekinme nedeninin de belirtilmediği, bu sebeplerle tebliğin usulsüz olduğu, sanık ... müdafiinin öğrenme üzerine ve süresinde temyiz talebinde bulunduğu; yine sanık ...'nın ise, yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sorgusunda beyan ettiği bilinen en son adresi olan "Seyitören Köyü Damal/Ardahan" adresi yerine aynı zamanda MERNİS adresi olan "Atatürk Mah. Savaş Sk. No:39 Gül Apt. D:12 Kıraç/Esemyurt/İstanbul" adresine tebligat çıkartıldığı, bila tebliğ dönmesi üzerine bu kez aynı adrese "7201 sayılı T.K.'nın 21/2 maddesi" şerhli tebligat çıkartıldığı ve aynı kanunun 21/2. maddesine uyarınca 15.04.2024 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; bilinen en son adresi yerine başka adrese çıkartılan tebliğin usulsüz olduğu ve sanık ...'nın öğrenme üzerine ve süresinde temyiz talebinde bulunduğu; bu nedenle mahkemece yapılan hükümleri kesinleştirme işlemlerinin usule uygun olmadığı, 11.09.2024 tarihli tebliğnamede yalnızca sanık ... müdafiinin temyizi hakkında görüş bildirilmiş ise de; sanık ...'nın, 23.09.2024 tarihli temyizi hakkında tebliğnamede herhangi bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, bu temyize ilişkin ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, yapılan kesinleştirme işlemlerinin usulsüz olması ve ek tebliğname düzenlemede geçecek süre gözönüne alınarak herhangi bir hak kaybına neden olunmamasını teminen, sanıklar ... ve ... hakkındaki İNFAZLARININ DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse derhal TAHLİYELERİNE, salıverilmelerinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar, kendilerini kamu görevlisi veya banka/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılıktan mahkum edilmiş; birine 7201 sayılı Kanun 21/1'e göre yapılan tebligatta bulunmama nedeni ve komşu bilgisi belirtilmediği, diğerine ise bilinen son adres yerine başka adrese tebligat çıkarıldığı belirlenmiştir.

Hukuki İlke: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğde muhatabın adreste geçici/sürekli bulunmama nedeni, bilgi veren komşunun isim ve imzası yer almazsa tebliğ usulsüzdür; bilinen son adres yerine başka adrese çıkarılan tebliğ de geçersizdir, bu hallerde temyiz süresi öğrenme ile başlar.

Uygulama Sonucu: kesinleştirme işlemleri usulsüz, infazın durdurulması ve tahliye

Dava Strateji Notu: Usulsüz tebligatla kesinleştirilen hükümlerde öğrenme üzerine temyiz mümkündür ve infazın durdurulması ile tahliye sağlanabilir; müdafi tebligat parçasındaki bulunmama nedeni, komşu adı-imzası ve MERNİS/bilinen adres uyumunu titizlikle denetlemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla