İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4961 Karar: 2025/1963 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4961 K.2025/1963

11. Ceza Dairesi 2024/4961 E. , 2025/1963 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/789 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının iste

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4961 E. , 2025/1963 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/789 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının iste

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4961 E. , 2025/1963 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/789 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlünün, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 168/2, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 300,00 TL adli para cezasına mahkûmiyetine ilişkin Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli ve 2012/724 Esas, 2012/1167 Karar sayılı kararının, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2014/7546 Esas, 2014/8809 Karar sayılı onama kararı ile kesinleşmesine müteakip, hükümlü hakkında infaz aşamasında atılı suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin uygulanması talebinin reddi şeklindeki İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2012/724 Esas, 2012/1167 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne dair merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/789 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.06.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/7866 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94029 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94029 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin "Genel İlkeler" başlıklı 7/7. maddesinin; "Soruşturma evresinde mağdur veya suçtan zarar görenin ölümü hâlinde uzlaştırma işlemi sonlandırılır. Kovuşturma evresi için Kanunun 243 üncü maddesi hükmü saklıdır." şeklinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Katılmanın hükümsüz kalması" başlıklı 243. maddesinin ise; "Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler." şeklinde olduğu, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 27/06/2018 tarihli ve 2018/1542 esas, 2018/10017 karar sayılı ilâmında yer alan ".... uzlaşmacıya tevdi edilen dosyanın katılanın dosyanın uzlaşmacıya tevdiinden önce ... tarihinde vefat etmesi nedeniyle Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7. maddesinin 7. fıkrası gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle mahkemeye iade edildiği, mahkemece uzlaştırmanın sağlanamaması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 141. maddesi gereği mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7. maddesinin 7. fıkrasının “Soruşturma evresinde mağdur veya suçtan zarar görenin ölümü halinde uzlaştırma işlemi sonlandırılır. Kovuşturma evresi için Kanunun 243. maddesi hükmü saklıdır.” şeklindeki düzenleme karşısında katılanın bozma öncesinde 16.01.2009 tarihli celsede katılmak istediğini beyan etmesi ve hakkında katılma kararı verildiği, katılanın nüfus kaydına göre katılanın anne, baba ve kardeşinin kendisinden önce vefat ettiği, eşi ile çocuklarının bulunmadığı, yasal mirasçısı olarak hayatta olan tek kardeşi ... bulunduğu anlaşıldığından, yasal mirasçı ... uzlaşma teklifi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.. BOZULMASINA..." açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/582 esas sayılı dosyasında 02/11/2006 tarihli ikinci oturumunda mağdurun, sanıktan şikayetçi olup davaya katılmak istediğini beyan etmesi üzerine, mağdurun kamu davasına katılmasına karar verildiği, ancak 29/11/2006 tarihli üçüncü oturumda zararının giderilmesi nedeniyle şikayetten vazgeçmesi neticesinde katılan sıfatının kaldırıldığı, anılan kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24/04/2012 tarihli ilamı ile bozulmasını müteakip, Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/724 esas sayılı dosyasında katılan adına bir davetiye çıkartılmayarak dava ve duruşmalardan haberdar edilmemiş ise de mağdurun katılan sıfatının bulunmadığı gibi dosyada mevcut nüfus kayıt örneğine göre de 17/11/2014 tarihinde vefat ettiği ve uzlaştırma işlemlerinin de mağdurun mirasçıları ile sanık arasında yapılmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı belirlenmiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde; "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." Denilmektedir. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 30.10.2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas, 2007/219 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; uzlaştırma prosedürünün, devam eden yargılamaların yanında, infazı tamamlanmış olsa bile kesinleşmiş mahkûmiyet kararları yönünden de uygulanabileceği kabul edilmektedir. Zira uzlaştırma kurumu, her ne kadar usul hukukuna ait bir kurum olsa da, uzlaşmanın sağlanması halinde fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından, sonuçları itibarıyla maddi hukuka da ilişkin özellikler de taşıdığından karma nitelikte bir kurum olarak kabul edilmektedir. Nitekim 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 nci maddesinin birinci fıkrasındaki, "(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir." şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşmiş olup infaz aşamasında bulunan hükümlerin uyarlamaya konu edilebileceği açıkça kabul edilmektedir. 4. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır."; 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin "Genel hükümler" başlıklı 7. maddesinin yedinci fıkrasında, "Soruşturma evresinde mağdur veya suçtan zarar görenin ölümü hâlinde uzlaştırma işlemi sonlandırılır. Kovuşturma evresi için Kanunun 243 üncü maddesi hükmü saklıdır."; bu madde ile bağlantılı 5271 sayılı Kanun'un "Katılmanın hükümsüz kalması" başlıklı 243. maddesinde ise, "Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. 5. Uzlaşma hakkı da, şikâyet hakkı ve davaya katılma hakkı gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu haklar sadece suçtan zarar gören kişi tarafından kullanılabilir. Bu hakların, mal varlığına ilişkin haklardan olmaması nedeniyle mirasçılara geçmesi ya da başkasına devredilmesi mümkün değildir. Ancak kanun koyucunun, suçtan zarar gören kişi dışındakiler tarafından bu hakların kullanılabileceğini özel olarak düzenlediği durumlarda, bu hakların kanunda belirtilen kişilere geçmesi mümkün olacaktır. Bu itibarla, uzlaşma hakkı da ancak açık bir kanuni düzenleme olması halinde mirasçılara geçebilecektir. Kanun koyucunun, 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesinde katılanın ölmesi durumunda, mirasçılarının davaya katılanın haklarını takip etmek üzere katılmasına olanak tanıdığı görülmektedir. Davaya katılmayan ve daha sonra ölen mağdurun mirasçılarına davaya katılma hakkı tanınmadığı nazara alındığında, bu mirasçıların ölen mağdurun katılmadan kaynaklanan haklarını takip etmeleri de mümkün değildir. 6. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine; 02.11.2006 tarihli celsede hükümlüden şikâyetçi olup davaya katılma talebine bulunan ve hakkında katılma kararı verilen mağdurun, 29.11.2006 tarihli celsede zararının giderildiğinden bahisle şikâyetinden vazgeçtiğini bildirmesi ve Mahkeme tarafından da katılma kararının kaldırılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 243, 253/4 ve ilgili Yönetmeliğin 7/7. maddesi uyarınca, hükümden sonra ve uzlaştırma işlemleri öncesinde 17.11.2014 tarihinde vefat eden mağdurun yasal mirasçıları ile hükümlü arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, uyarlama talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/789 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla