İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4947 Karar: 2025/103 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4947 K.2025/103

11. Ceza Dairesi 2024/4947 E. , 2025/103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3802 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4947 E. , 2025/103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3802 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4947 E. , 2025/103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3802 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2022/10973 Soruşturma, 2023/2587 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/3802 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.12.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.08.2024 tarihli ve 2024/20752 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/89043 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/89043 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikâyetinde özetle; Marmaris'te emlakçılık yapan ve aynı zamanda yeğeni olan şüphelinin, aralarındaki akrabalık bağının verdiği güvenden faydalanarak aldatma kastı ile kendisine gelerek "çok güzel uygun yer var, onu sana alıyorum, kısa sürede kar edersin" dediğini, yeğeni olduğu için güvenerek kabul ettiğini, söz konusu yerleri satın alması ve satması için vekalet verdiğini, şüphelinin talebi üzerine tapu için 3.000.000,00 Türk lirası, harçlar için ise 100.000,00 TL olmak üzere 3.100.000,00 Türk lirası gönderdiğini, şüphelinin müşteki adına Marmaris İlçesi ... mevkii 274 ada, 1,2 ve 4 parselde bulunan üç adet arsayı aldığını, müştekinin Marmaris'e geldiğinde satışı yapan ... ile görüştüğünde satış bedeli olarak 3.000.000,00 değil, aslında 2.500.000,00 Türk lirası ödendiğini, tapu müdürlüğüne müracaatında ise tapu harç masrafının 6.885,00 Türk lirası olduğunu öğrendiğini, şüphelinin kalan 593.115,00 Türk lirasını kendisine aldığını ve geri vermediğini, aralarında komisyon anlaşması olmadığını, konuyla ilgili icra takibi başlatıldığını ve şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturmada, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/09/2022 tarihli ve 2022/4755 soruşturma, 2022/5143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın, satış bedeline ilişkin bilgi ve belgelerin toplanmadığı ve tanıkların dinlenmediğinden eksik soruşturma yapıldığından bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/12/2022 tarihli ve 2022/3059 değişik iş sayılı kararını müteakip, olay hakkında yeniden yapılan soruşturma neticesinde, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2023 tarihli kararı ile şüpheli ile müşteki arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin müştekiden tapu bedeli olarak 3.000.000,00 Türk lirası, 100.000,00 Türk lirası tapu masrafı aldığı, ancak 593.115,00 Türk lirasını aralarındaki güven ilişkisine aykırı olarak haksız menfaat sağladığı iddiası karşısında, şüphelinin savunmasında dayısına daha önceden 50.000 dolar borç verdiğini, dayısının borcunun 500.000,00 Türk liralık kısmını ödemek ve tapu işlemleri için kendisine 3.100.000,00 Türk lirası gönderdiğini, kendisinin de 2.500.000, Türk lirasını arsa sahibine, 100.000,00 Türk lirasını emlakçıya alım-satım komisyonu olarak verdiğini, kalan 500.000,00 Türk lirasını müştekinin borcuna mahsuben gönderdiği savunmasında bulunması, bilgi sahibi olarak ifadesi alınan şahısların arsanın 2.500.000,00 Türk lirasına satıldığını, 100.000,00 Türk lirasını emlakçının komisyon bedeli olarak aldığını beyan etmeleri ile şüphelinin müştekinin borcunun sebebine ilişkin somut bir açıklama getirememesi ve müştekinin borcu kabul etmemesi karşısında, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphenin bulunduğu dikkate alınarak delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemece yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçinin yeğeni olup emlakçılık işi ile uğraştığının, şikâyetçiden aldığı vekaletnameye istinaden onun adına Muğla İli Marmaris İlçesi ... Mevki 274 Ada 1, 2 ve 3 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazları gerçekte 2.500.000,00 TL ödeyerek satın aldığı ve tapu harcı olarak da 6.885,00 TL yatırdığı halde, şikâyetçiden satış bedeli ve tapu masrafları adı altında toplamda 3.100.000 TL aldığının, aradaki farkı kendi uhdesinde tuttuğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli hakkında, "...şüphelinin bahse konu fark olan 500.000 TL 'yi dayısının kendisine olan borcuna mahsuben aldığını belirttiği, tarafların arasındaki borç alacak ilişkisinin hukuk mahkemeleri ve icra dairelerince değerlendirmesi gerektiği, taraflar arasında uyuşmazlığın alacak-verecek meselesinden kaynaklı hukuki mahiyette bir ihtilaf olduğu, müştekinin zararının giderilmesi hususunda ilgili davaları açarak hukuk mahkemelerine başvurması gerektiği, ayrıca olayla ilgili müşteki tarafından icra takibi başlatıldığı, somut olayda dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin savunmasında, şikâyetçiyi satış bedeli ve tapu masrafları hususunda doğru şekilde bilgilendirdiğini, şikâyetçinin kendisine 50.000,00 USD borçlu olması nedeniyle bu parayı bilgi ve rızası dahilinde gönderdiğini savunmasına karşın, bu hususta herhangi bir belge sunamaması, tanık olarak olayla ilgili bilgilerine başvurulan Erkan Kocayiğit ve Emin Arslan'ın şikâyetçinin beyanlarını doğrulamaları, şikâyetçi tarafından ibraz edilen banka dekontları ile Tapu Sicil Müdürlüğünden temin edilen bilgi ve belgeler karşısında, şüpheli hakkında suç vasfına yönelik bir değerlendirme yapılarak, dolandırıcılık ya da güveni kötüye kullanma suçları yönünden, kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/3802 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla