İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4945 Karar: 2024/12577 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4945 K.2024/12577

11. Ceza Dairesi 2024/4945 E. , 2024/12577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin biri

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4945 E. , 2024/12577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin biri

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4945 E. , 2024/12577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2023/22383 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/81121 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/81121 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; müştekinin cep telefonunu satmak amacıyla internet üzerinden ilana koyduğu, bu ilanı gören sanığın müşteki ile irtibata geçerek yüz yüze görüştükleri ve telefonun ücretinin bir kısmını verdikten sonra, kalan kısım olan 1.850,00 Türk lirasını Yapı ve Kredi Bankası üzerinden, Finansbank A.Ş.'deki hesabına havale edeceğini söyleyerek şikâyetçiyi aldatıp, havale/eft dekontunun ekran görüntüsünü gönderdiği, bu şekilde sanığın haksız menfaat temin ederek eylemini banka dekontunu kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Ağır ceza mahkemesinin görevi başlıklı 12 nci maddesinde; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan...nitelikli dolandırıcılık (m. 158)...kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır." hükümleri yer almaktadır. 2. 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin; "Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin cep telefonunu satmak amacıyla internet üzerinden ilana koyduğu, bu ilanı gören sanığın şikâyetçi ile irtibata geçerek yüz yüze görüştükleri ve telefonun ücretinin bir kısmını verdikten sonra, kalan kısım olan 1.850,00 TL'yi Yapı ve Kredi Bankası üzerinden, Finansbank A.Ş.'deki hesabına havale edeceğini söyleyerek şikâyetçiyi aldatıp, havale/eft dekontunun ekran görüntüsünü gönderdiği, bu şekilde sanığın haksız menfaat temin ederek, eylemini banka dekontunu kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla