Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/516 E. , 2024/11178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.07.2023 tarihli ve 2023/25747 Soruşturma, 2023/15356 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakiml
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/516 E. , 2024/11178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.07.2023 tarihli ve 2023/25747 Soruşturma, 2023/15356 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.08.2023 tarihli ve 2023/6008 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.08.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/25312 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136845 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136845 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'un, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu şikayet dilekçesi ile, Whatsapp üzerinden iletişime geçtiği yabancı uyruklu bayan bir şahsın bir web sitesi linki göndererek buraya para yatırmak suretiyle para kazanılabileceğini kendisine iletmesi üzerine yaklaşık iki aylık süreç içerisinde belirtilen hesaplara para yatırmak suretiyle dolandırıldığı iddiası ile ilgili olarak eylemde hile unsurunun gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Müştekinin 14/06/2023 tarihli şikayet dilekçesinde, meçhul şüpheli ile iletişimi sonucunda kripto para uygulaması olan www.bitget.com.tr üzerinden para yatırarak dolandırıldığını iddia ettiği, şikayet dilekçesi ekine yazışma ve Txid para çekim adresinin eklendiğinin anlaşılması karşısında adı geçen Txid adresinin kime ait olduğunun Siber Suçlarla Mücadele İl Müdürlüğüne sorularak sonucuna göre karar verilmesi yerine eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin whatsapp üzerinden kendisiyle iletişime geçen bir kişinin yönlendirmesi ile gönderilen linke tıklayarak yatırım yapmak üzere www.bitget.com isimli internet sitesine para yatırdığının, bir süre sonra parasını çekmek istediğinde, kendisinden vergi, ek güvenlik ücreti, para çekim ücreti..vb gerekçelerle tekrar para yatırmasının talep edildiğinin, istenilen ücretleri yatırdığı halde parasını geri alamaması üzerine dolandırıldığını anladığının iddia olunması nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı olarak beyanının alınması, www.bitget.com isimli internet sitesinin Türkiye temsilciliği bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu sitede şikâyetçi adına açılmış gerçek bir kripto işlem hesabı olup olmadığının belirlenmesi ve bu hesaba ait hesap hareketlerinin dosyaya celp edilmesi, şikâyetçinin para yatırdığı sitenin aynı isimde sahte bir internet sitesi olduğunun anlaşılması halinde ise, şikâyetçi tarafından para gönderilen Txid işlem adreslerinin kime/kimlere ait olduğunun ortaya konulması, şikâyetçinin iletişim kurduğu +63 968 484 (..) (..) ve +49 1521 384 (..) (..) numaralı yabancı menşeli cep telefonu hatlarının aidiyet bilgilerinin tespitine çalışılması, aynı internet sitesi ve telefon numaraları kullanılarak gerçekleştirilen benzer eylemler bulunup bulunmadığının Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından da sorulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...somut olayda şüphelinin eyleminin müştekinin denetleme istek ve imkanının ortadan kaldırılmadığı, 5237 Sayılı TCK'nın 157.'inci maddesinde düzenlenen suçun oluşması için gerekli olan ''hileli davranışlarla başkasını aldatma '' unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, müştekinin iddiasına göre herhangi bir ticari işlem olmaksızın sadece para yatırarak yatırdığı paranın çok üzerindeki miktarlardaki parayı kazanacağı yönündeki düşüncesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu vaadin ticaret hukukunun genel prensiplerine uygun olmadığı, gerçek bir ticaret ilişkisinde dahi müştekiye vaat edildiği şekilde çok yüksek oranda bir kazancın mümkün bulunmadığı, söz konusu hileli hareketin bu nedenle basit yalan boyutunda kaldığı ve aldatma kabiliyetinin bulunmadığı, atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bu nedenle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.08.2023 tarihli ve 2023/6008 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.