İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/517 Karar: 2024/1472 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/517 K.2024/1472

11. Ceza Dairesi 2024/517 E. , 2024/1472 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/517 E. , 2024/1472 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/517 E. , 2024/1472 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlünün, güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasına mahkûmiyetine ilişkin Üsküdar (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.04.2008 tarihli ve 2006/276 Esas, 2008/275 Karar sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, hükümlü hakkında infaz aşamasında atılı suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2006/276 Esas, 2008/275 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2023/437 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.03.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/12298 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136831 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde yapılan değişiklikler ile uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek, mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Üsküdar (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.04.2008 tarihli ve 2006/276 Esas, 2008/275 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/32099 Esas, 2018/1216 Karar sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddi kararı üzerine kesinleşmiştir. Hükümlünün, 26.01.2023 tarihli dilekçesi ile atılı suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasını talep etmesi üzerine; İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2006/276 Esas, 2008/275 Karar sayılı ek kararı ile "...kesinleşmiş dosyalarda uzlaştırma işlemi yapılamayacağı ve ortaya çıkan yeni bir durum ve delil olmadığı" gerçekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hükümlünün bu karara yönelik itirazı da merci İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2023/437 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 30.10.2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas, 2007/219 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; uzlaştırma prosedürünün, devam eden yargılamaların yanında, infazı tamamlanmış olsa bile kesinleşmiş mahkûmiyet kararları yönünden de uygulanabileceği kabul edilmektedir. Zira uzlaştırma kurumu, her ne kadar usul hukukuna ait bir kurum olsa da, uzlaşmanın sağlanması halinde fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından, sonuçları itibarıyla maddi hukuka ilişkin özellikler de taşıdığından karma nitelikte bir kurum olarak kabul edilmektedir. Nitekim 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 nci maddesinin birinci fıkrasındaki, "(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir." şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşmiş olup infaz aşamasında bulunan hükümlerin uyarlamaya konu edilebileceği açıkça kabul edilmektedir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün mahkûmiyetine konu, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alındığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanunu’nun 253 ve 254 üncü maddelerindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükümlünün uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2023/437 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla