Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5200 E. , 2024/14131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEMYİZ EDENLER : Sanık ve
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5200 E. , 2024/14131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/732 Esas, 2024/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi, 43, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 yıl 4 ay hapis ve 209.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 01/07/2024 tarihli ve 2024/2979 Esas, 2024/2175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, hükmün (2) numaralı bendinde yer alan "7 yıl 4 ay" ibaresi ile hükmün (4) numaralı bendinin (2.) paragrafında yer alan "7 yıl 4 ay" ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla; "6 yıl 16 ay" ibaresinin eklenerek diğer paragrafların aynen muhafaza edilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, vesaireye, sanığın tahliyesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılanı telefonla arayan şahısların: "Ben terörle mücadelede komiseriyim, fetöcülere operasyon yapacağız, inlerine gireceğiz, fetöcüler senin hesaplarına el koymuşlar, bize yardımcı olman gerekiyor, biz bunları yakalamak için senin hesabındaki parayı alıp yerine devletin parasını koyduk, bu bilgileri sakın hiç kimseye söyleme, gizli bir operasyon, bu operasyonun sonunda sana bir milyon para gelecek, şimdi sen hesabındaki parayı çek ve iş bankasına yatıracaksın parayı" diye katılanı ikna edip katılanın farklı zamanlarda sanığın hesabına işlem ücretleriyle birlikte toplam 78.613,43 TL yatırdığı, sanığın yatırılan paraları çektiği, bu suretle sanık hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, Küçükçekmece İkitelli'de bulunan sık sık gitmiş olduğu Toptorn isimli kafede açık kimlik bilgilerini bilmediği Ahmet isimli şahsın kendisine para geleceğini, İş Bankasına ait hesabının olup olmadığını sorduğundan bu şahsa hesap bilgilerini verdiğini, hesabına gelen paraları ATM ve banka gişelerinden çekerek şahsa elden verdiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Katılan, zararının giderilmediğini beyan etmiştir. 4.Katılanın yatırdığı paralara ilişkin dekontlar, görüntü inceleme tutanağı, telefon tespit işlemleri dosya içerisindedir. 5.Mahkemece, sanık, suçta kullanılan telefonun kendisine ait olmadığını kimin kullandığını da bilmediğini, suçsuz olduğunu beyan etse de, sanığın suça konu paranın sanığın İş Bankası hesabına yatırıldığını ve çektiğini kabul ettiği, açık kimlik bilgilerini veremediği şahsa hesabını suç işleme kastı olmaksızın kullandırdığı savunmasının işlemlerin suça konu eylemlerin sayısı ve para yatırma işlemleri arasındaki fasıla da gözetildiğinde hayatın olağan akışına aykırı olduğundan sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01/03/2023 yerine 28/02/2023 tarihi olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiği, tekerrüre esas alınan ilamın dosya arasına kesinleşme ve infaz tarihleri ile birlikte alınmaması hatalı ise de; bu eksikliğin giderildiği, suçtan elde edilen menfaat dolayısıyla katılanın uğradığı toplam zarar 78.613,43 TL olduğundan sanık hakkında temel gün para cezasının asgari 7862 belirlenmesi gerekirken 7847 gün olarak eksik belirlenmesinin aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmadığı, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay olarak belirlenen temel cezadan aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 1/3 artırım yapıldıktan sonra sonuç cezanın 6 yıl 16 ay hapis olması gerekir iken 7 yıl 4 ay hapis olarak hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayini hatalı bulunarak ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar vermiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 01/07/2024 tarihli ve 2024/2979 Esas, 2024/2175 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin TAHLİYE TALEBİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.