İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5274 Karar: 2024/12667 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5274 K.2024/12667

11. Ceza Dairesi 2024/5274 E. , 2024/12667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2024 tarihli ve 2023/904 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanu

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5274 E. , 2024/12667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2024 tarihli ve 2023/904 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanu

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5274 E. , 2024/12667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2024 tarihli ve 2023/904 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca neticeten 9 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 03.05.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/17321 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96256 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96256 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun; 155. maddesinde yer alan "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." 61. maddesinde yer alan, " (1) Hâkim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler." 52/1. maddesinde yer alan "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan hapis cezası ile birlikte tayin olunan temel adli para cezasının 5 gün ile 730 gün arasında belirlenmesi yerine, üst sınır olan 730 günden fazla olacak şekilde 1000 gün olarak tespit edilip, indirimin bu ceza üzerinden yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un "Güveni kötüye kullanma" başlıklı 155/1. maddesinde; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesi; "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, güveni kötüye kullanma suçundan hapis cezası ile birlikte tayin olunan temel adli para cezasının 5 gün ile 730 gün arasında belirlenmesi gerekirken, üst sınır olan 730 günü aşacak şekilde 1000 gün olarak belirlendikten sonra indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2024 tarihli ve 2023/904 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; takdiren "hüküm fıkrasında yer alan “1000 gün", "750 gün" ve “15.000,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla "120 gün", "90 gün" ve “1.800,00 TL" ibarelerinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla