Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5299 E. , 2025/2237 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/46 Değişik İş SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kar
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5299 E. , 2025/2237 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/46 Değişik İş SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.11.2023 tarihli ve 2023/16284 Soruşturma, 2023/8385 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 11.01.2024 tarihli ve 2024/46 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.01.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/7228 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98270 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nın 14/09/2023 tarihli beyanı ile; facebook isimli sosyal medya platformu üzerinden Kırıkkale ilinde satılık ev ilanı gördüğünü ve ilanda yazan telefon numarası üzerinden emlakçılık işi yapan şüpheli ... ile görüştüğünü, annesi Sultan ile birlikte Kırıkkale iline giderek şüpheli Hasan'ın kendilerine ilandaki evi gösterdiğini, 365.000,00 Türk lirası bedel üzerinden satış konusunda anlaşarak ertesi gün tapuda evin devir işlemlerini yaptıklarını ancak satışı yapılan yerin kendilerine gösterilen ev olmadığını hisseli bir tarla olduğunu tapu kaydı çıkınca anladığını beyan ederek yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; şikayetçi ... tarafından olaya ilişkin olduğu iddia olunan ve dosyaya sunulan ses kayıtlarının bilirkişi marifetiyle çözümünün yaptırılması, 13/09/2023 tarihli emlak alım satım sözleşmesinde satıcı ... ismi altında yer alan imza ile 14/09/2023 tarihli taşınmaz satışına dair resmi senet altında satıcı ... ismi altında yer alan imzanın gözle görülür şekilde birbiri ile uyumsuz olduğu nazara alındığında, 13/09/2023 tarihli emlak alım satım sözleşmesi aslının temin edilerek söz konusu sözleşmenin ... tarafından imzalanıp imzalanmadığının araştırılarak ortaya konulması, şikayete konu satışı yapılan 467,77 metrekare hisseli tarlanın tapu ve satış kaydında değerinin 25.500,00 Türk lirası olmasına rağmen müşteki tarafından yapılan ödemenin 365.000,00 Türk lirası olduğu gözetilerek taşınmazın satış tarihinde gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, taşınmaz maliki ...'in ifadesinin alınarak alım satım sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı, şüpheli Hasan tarafından taşınmazın ne kadar ücret karşılığında satıldığı, kendisine ödenen bedelin ne kadar olduğu ve ne şekilde kendisine teslim edildiği hususlarının açıkça sorularak belirlenmesi ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli ... ve/veya başkaca şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; % 40 oranında zihinsel engelli olduğu yönünde sağlık raporu bulunan şikâyetçi ...'nın, ... isimli sosyal paylaşım sitesinde "..." ismiyle tanıştığı, kendisini Nagihan Karabulut olarak tanıtan ve 0 544 (...) (..) (..) numaralı GSM hattını kullanan kişi ile yaptığı görüşmeler sırasında Kırıkkale ili ... Pazarı Mevkinde bulunan bir evin 400.000 TL bedelle satılık olduğunu öğrendiğinin, bu kişinin yönlendirmesi ile kendisini ... Emlak isimli işyerinin sahibi olarak tanıtan şüpheli ile iletişim kurduğunun, annesi olan ve kendisi gibi okuma yazma bilmeyen şikâyetçi ... ile birlikte Kırıkkale'ye giderek bahse konu evi görüp, satın almaya karar verdiklerinin, bu amaçla suç tarihinde tekrar Kırıkkale'ye geldiklerinin, şikâyetçi ...'ın şüphelinin iş yerinde beklediğinin, şikâyetçi ..., şüpheli ..., şikâyetçinin oğlu ... ve şüphelinin arkadaşı olduğu söylenen ... birlikte Kırıkkale Tapu Müdürlüğüne gittiklerinin, ... bir bahane ile şikâyetçinin oğlunu dışarı çıkardıktan sonra taşınmaz sahibi ... , şikâyetçi ve şüphelinin satış işlemlerini gerçekleştirdiklerinin, devamında soruşturma aşamasında tanık olarak bilgisine başvurulan ...'ya ait kuyumcu dükkanına giderek yanlarında getirdikleri altınları bozdurduklarının ve altınların bedeli olan 370.000,00 TL'nin şüphelinin kuyumcuya bildirdiği banka hesabına yatırıldığının, şüphelinin tapunun daha sonra teslim edileceğini söyleyerek bir süre şikâyetçileri oyaladığının, devamında durumdan şüphelenen şikâyetçilerin tapu müdürlüğüne giderek, gerçekte kendilerine gösterilen ev yerine, Kırıkkale İli Merkez İlçesi ... Mahallesi ... Yeri Mevki 5668 Ada 48 Parselde bulunan tarla vasfındaki yerin 79/720 hissesini, 25.500,00 TL bedelle satın aldıklarını öğrendiklerinin, şüphelinin ev satma bahanesi ile şikâyetçilerin durumundan faydalanıp dolandırdığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; 0 544 (...) (..) (..) numaralı GSM hattını kullanan ve isminin ... olduğunu söyleyen kişi ile tarla sahibi ...'in açık kimlik ve adres bilgilerinin temin edilmesi, Nagihan Karabulut, ... ile şüpheli ...'nın arkadaşı ... ve kuyumcu ...'nın şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, özellikle şüpheli ...'e bahse konu tarlayı ne kadar bedelle sattığı ve parayı ne suretle aldığı hususlarının ayrıntılı olarak sorulması, şüpheli ...'nın şahsi veya iş yerine ait banka hesap bilgileri temin edilerek olay tarihinde bu hesaplardan belirtilen miktarda havale/EFT işlemi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, şüpheli ... tarafından bir sureti ibraz edilen 13.09.2023 tarihli Emlak Alım Satım Sözleşmesi başlıklı belge aslının şüpheliden de sorulmak suretiyle temin edilmesi, sözleşme üzerinde yer alan yazı ve imzaların okuma yazma bilmediğini söyleyen şikâyetçi ..., şüpheli ... veya ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi, şikâyetçiler tarafından dosyaya ibraz edildiği bildirilen ses kaydının çözümünün yaptırılarak dosyaya eklenmesi, suç tarihi itibarıyla satış konusu tarlanın rayiç bedelinin ortaya konulmasından sonra, sonucuna göre şikâyetçilerin zihinsel ve bedensel durumları da göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...tarafların arasındaki uyuşmazlığın satın alınan eşyanın niteliğine dair olduğu , alım satım ilişkisinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözüm yerinin adli yargı içerisinde faaliyet gösteren hukuk mahkemeleri olduğu suç niteliğineki eylemleri soruşturmakla görevli olan Cumhuriyet Başsavcılığımızın bu olayda yetki ve görevinin bulunmadığı, unsur yokluğundan kovuşturma imkanının bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 11.01.2024 tarihli ve 2024/46 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.