İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/551 Karar: 2024/11177 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/551 K.2024/11177

11. Ceza Dairesi 2024/551 E. , 2024/11177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.05.2023 tarihli ve 2023/186 Soruşturma, 2023/25600 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/551 E. , 2024/11177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.05.2023 tarihli ve 2023/186 Soruşturma, 2023/25600 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/551 E. , 2024/11177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.05.2023 tarihli ve 2023/186 Soruşturma, 2023/25600 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/3162 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.06.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/25437 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3301 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3301 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, emlakçılık yapan şüphelilerin ...'a ait daireyi müştekiye gezdirdikleri, şüpheli ...'in satış vekaletnamesinin kendilerinde bulunduğunu söyleyerek müştekiyle taşınmazın satış öncesi, cayma akçesi ve hizmet bedeli sözleşmesini müştekiyle imzaladıklarını, müştekinin şüpheli ...'e ve taşınmaz maliki ...'un hesabına kapora bedeli yatırdığı, tapu devir işlemi gerçekleşmesi gerekirken satıcı tarafından yeni şartlar ileri sürülerek satıştan vazgeçildiğini, müştekinin ödediği bedelleri ve zararını taşınmaz malikinden talep ettiğini, ancak malikin, şüpheli ...'e sözleşme imzalaması için yetki vermedikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheliler hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheli ... ile taşınmaz maliki ...'un ifadelerinin alınması sonrası olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanmasını müteakip yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; gayrimenkul danışmanlığı işi ile uğraşan şüphelilerin, ...'a ait Antalya İli Kepez İlçesi Kuzeyyaka Mahallesi 6718 Ada 10 Parselde tapuya kayıtlı C Blok 5 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda şikâyetçi ile anlaştıklarının, şüpheli ...'in kendisinde taşınmazın satışına yönelik vekaletname bulunduğunu söylediğinin, bunun üzerine şikâyetçi ile şüpheli ... arasında 28.12.2021 tarihli "Taşınmazın Satış Öncesi, Cayma Akçesi ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi"nin akdedildiğinin, sözleşmeye güvenerek şüpheliye 20.000,00 TL kapora verildiği halde, bir süre sonra satıcının farklı gerekçelerle satıştan vazgeçtiğinin ve bahse konu sözleşmeden haberdar olmadığını, kendisi adına bu şekilde sözleşme imzalanması hususunda şüphelilere yetki vermediğini beyan ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'ün ifadesinde, ...Gayrimenkul Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, şüpheli ...'in ise bu şirkete ait isim hakkını kullanma yetkisini haiz alt kiracı konumunda olup, ayrı bir vergi mükellefiyetine sahip olduğunu, bahse konu olayla bir ilgisinin bulunmadığını, diğer şüphelinin iş yeri adına işlem yapma yetkisinin olmadığını bildirmesi karşısında, adı geçen ...Gayrimenkul Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin yetkilisi/yetkililerinin açık kimlik bilgileri ile şüpheli ...'in kendisine ait ayrı bir mükellefiyet kaydı bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili kurumlardan da sorulmak suretiyle tespit edilmesi, şikâyetçinin olayla ilgili beyanına başvurulması, suç tarihinde taşınmazın sahibi olduğu bildirilen ...'ın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek ayrıntılı şekilde beyanının alınması ile şüphelileri tanıyıp tanımadığının, kendisine ait taşınmazın satışı hususunda şüphelilere yetki verip vermediğinin, bahse konu sözleşmeden haberdar olup olmadığının özellikle sorulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...girişilen tahkikat sonucunda, toplanan delil, bilgi ve belgelerden; şikayete konu edilen 28/12/2021 tarihli satış öncesi, cayma akçesi ve hizmet bedeli sözleşmesinde, ... adına ...Gayrimenkul yetkilisinin vekil sıfatıyla imza attığının açıkça yer aldığı, taşınmazın şüpheli tarafından müştekiye gezdirilmiş olması karşısında hizmet sunduğunun anlaşıldığı, şüpheliye ödenen kaporanın ise yapılan icra takibiyle tamamen iade edilmiş olması karşısında atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, suç konusunun bu haliyle hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/3162 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla