Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5640 E. , 2025/4551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi Yapılan ön inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2023/2055 Esas, 2024/1093 Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Ma
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5640 E. , 2025/4551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi Yapılan ön inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2023/2055 Esas, 2024/1093 Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında; 1.Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3.Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. B.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 02.02.2022 tarihli kararı ile dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün uzlaşma sebebiyle, özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin ise sahte olduğu kabul edilen düzenleme şeklindeki noter vekaletnamesi ile tutanağın farklı zamanlarda düzenlenip kullanıldıkları yönünde delil bulunmaması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının gerçekleşmediği, ancak suça konu belge sayısı da nazara alınarak sanıklar hakkında TCK'nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle TCK'nun 204/1-3 maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C.Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında; 1.Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1-3, 53 ve 58 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verirken kazanılmış hakkı korumak suretiyle 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. D.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 12.06.2024 tarihli kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. E.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 04.07.2024 tarihli ek kararı ile verilen ceza miktarı ve türü itibari ile kesin olarak verildiği, bu hükme karşı yasa yolunun açık olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın kesin nitelikte olmadığına, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadan usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın incelenerek bozulması gerektiğine, vesaireye ilişkindir. III. GEREKÇE A.Dolandırıcılık Suçundan Temyizin Reddine Dair Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. Maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Temyizin Reddine Dair Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280 ve 289 uncu maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 02.02.2022 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında esastan ret kararı verilmesi nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu anlaşılmakla, temyizin reddine dair 04.07.2024 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle ve bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 12.06.2024 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Dolandırıcılık Suçundan Temyizin Reddine Dair Ek Karar Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde belirtildiği üzere verilen esastan ret kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesine göre kesin olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 289/2 maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Esastan Ret Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen yukarıda esas numarası yazılı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarihli esastan ret kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilikten kurduğu mahkûmiyetler, Antalya BAM 3. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden bozulmuş; bozma sonrası kurulan yeni hükme yönelik istinaf esastan reddedilmiş ve sanığın temyizi ek kararla kesinlik gerekçesiyle geri çevrilmişti. 11. Ceza Dairesi iki suç yönünden ayrı ayrı inceleme yaptı.
Hukuki İlke: CMK'nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentleri, BAM'ın duruşma açmaksızın hükmü bozabileceği hâlleri sınırlı biçimde sayar; bu bentlerde yer almayan bir nedenle dosya üzerinden bozma kararı verilmesi hukuka aykırıdır ve delil değerlendirmesi gereken hâllerde 280/1-g bendi uyarınca duruşma açılarak hüküm kurulması zorunludur. Dolandırıcılık gibi 286/2-b kapsamında cezayı artırmayan esastan ret kararları ise kesindir.
Uygulama Sonucu: Daire, dolandırıcılık yönünden temyiz reddine dair ek kararı onarken; resmi belgede sahtecilik yönünden BAM'ın duruşmasız bozma vermesini hukuka aykırı bularak ek kararı kaldırdı ve 12.06.2024 tarihli esastan ret kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği oybirliğiyle bozdu.
Dava Strateji Notu: BAM'ın dosya üzerinden verdiği bozma kararlarının CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı nedenlere dayanıp dayanmadığı mutlaka denetlenmeli; usulüne aykırı duruşmasız bozma, sonraki tüm hükümleri temyizde çökertebilecek bir usul yakalama noktasıdır.