İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5658 Karar: 2025/4910 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5658 K.2025/4910

11. Ceza Dairesi 2024/5658 E. , 2025/4910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 11.07.2024 EK KARAR TARİHİ : 18.07.2024 EK KARAR SAYISI : 2024/387 E., 2024/1276 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme netice

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5658 E. , 2025/4910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 11.07.2024 EK KARAR TARİHİ : 18.07.2024 EK KARAR SAYISI : 2024/387 E., 2024/1276 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme netice

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5658 E. , 2025/4910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 11.07.2024 EK KARAR TARİHİ : 18.07.2024 EK KARAR SAYISI : 2024/387 E., 2024/1276 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/387 E., 2024/1276 K. sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/11 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2022/897 Esas, 2022/1520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının "sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının ayrı suçlar olduğu gözetilmeden, sanığın aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura düzenlendiği iddiası nedeniyle TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hüküm yerinde tartışılmaması, sahte belge kullanma yönünden ise bu faturaları farklı vergi türlerinde farklı dönemlerde kullanıp kullanmadığı, dolayısıyla atılı suçları zincirleme şekilde işleyip işlemediği ve hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hüküm yerinde tartışılmaması ve sanık hakkında "2012 takvim yılında sahte fatura düzenleyip kullanmak suretiyle" kabulü ile 213 Sayılı Yasanın 359/b maddesi uyarınca iki ayrı suçtan tek hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulduğu belirlenmiştir. 3. Bozma üzerine Denizli 16 Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2022/472 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 359/b, ek fıkra, 5237 sayılı TCK'nin 62, 58 ve 53. Maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. 4. Anılan kararların sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/387 Esas, 2024/1276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 359/b, 359/3, 5237 sayılı TCK'nin 43, 62, 58 ve 53. maddeleri 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Sanık müdafiinin mahkumiyet kararlarını temyiz etmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği "temyiz isteminin reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin ek karara yönelik temyizi; usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; '' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli kararda verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 30.04.2024 tarihli ve 2024/265 Esas, 2024/1215 Karar sayılı karar ile 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, bilahare ilk derece mahkemesinin sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurduğu ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince mahkumiyet hükümleri kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi uygulanması suretiyle ceza miktarını artırmayacak şekilde mahkumiyet kararları verildiği, Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının içeriği dikkate alındığında aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine ilişkin olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükmün niteliğinin değiştirilerek karar verilmesi durumunda, hükümlerin temyiz kanun yoluna tabi olacağı göz ardı edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçilmesi, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde yukarıda izah edilen kanun maddelerine aykırı şekilde 06.07.2022 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hükümler kurulduğu, İlk derece mahkemesinin kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince sanık hakkında hapis cezalarını artırmayacak şekilde mahkumiyet kararlarının verildiği ve bu kararında sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen cezaların 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair 18.07.2024 tarihli ek kararın verildiği anlaşılmış ise de, ek kararın konusunu oluşturan ve kesin nitelikte olduğu belirtilen hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesinin kanuna aykırı şekilde İlk derece mahkemesi kararlarını bozması neticesinde ve hükmün niteliğinin de değiştirilerek kurulması nedeniyle anılan ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2022 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi, bu karar ile akabindeki tüm kararların kanuna aykırı olması karşısında, yargılamaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. Maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla