İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5821 Karar: 2025/2317 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5821 K.2025/2317

11. Ceza Dairesi 2024/5821 E. , 2025/2317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/243 E., 2016/82 K. SUÇLAR : Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs HÜKÜML

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5821 E. , 2025/2317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/243 E., 2016/82 K. SUÇLAR : Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs HÜKÜML

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5821 E. , 2025/2317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/243 E., 2016/82 K. SUÇLAR : Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden 1. Dava dosyası kapsamına göre suç tarihinin, 03.10.2012 olduğu anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "04/07/2012 - 03/10/2012" şeklinde belirtilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca kaydı bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay(Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/6965 Esas, 2016/1586 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması kararı ile kesinleştiği, inceleme konusu suç tarihinde kesinleşmemiş olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınmadan 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı paragrafın hükümden tamamen çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu Yönünden Yargılama konusu suç için 5237 sayılı TCK’nın 244/2 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.03.2016 tarihli inceleme konusu mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından mahkûm edilmişti. Daire, dolandırıcılık yönünden tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi ilamının, 03.10.2012 olan suç tarihinde henüz kesinleşmemiş olduğunu (Yargıtay onaması 18.02.2016) tespit etti.

Hukuki İlke: Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için dayanak mahkûmiyetin yeni suçun işlendiği tarihte kesinleşmiş olması gerekir; suç tarihinde kesinleşmemiş ilam TCK'nın 58/6. maddesine esas alınamaz. TCK'nın 244/2. maddesindeki suç için ise 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı geçerlidir ve 67/2-d kapsamında süreyi kesen son işlem olan mahkûmiyet hükmünden itibaren dolmuşsa dava düşer.

Uygulama Sonucu: Daire, dolandırıcılığa teşebbüs hükmünden tekerrür paragrafını tamamen çıkararak düzeltilerek onama; sistemi engelleme suçunda ise 29.03.2016 tarihli hükümden bu yana 8 yıllık sürenin dolması nedeniyle CMK'nın 223/8. maddesi gereği düşme kararı verdi.

Dava Strateji Notu: Tekerrür itirazında dayanak ilamın kesinleşme şerhi mutlaka istenmeli ve yeni suç tarihiyle karşılaştırılmalıdır; onama tarihinden önce işlenen suçlarda tekerrür uygulanamaz. Bilişim suçu dosyalarında suçlar ayrıştırılıp her biri için ayrı zamanaşımı hesabı yapılması, kısmi düşme kararları alınmasını sağlayabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla