KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/5896 E., 2025/13297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/271 E., 2024/444 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin resmi belgede sahtecilik suçundan vermiş olduğu bozma kararına karşı direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak bölge adliye mahkemelerince düşme veya beraat hükmünün mahkûmiyet; mahkûmiyet hükmünün de düşme ya da beraat olması gerektiği yönünde bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemelerince verilmesi gereken kararlardan olduğu,
bu şekilde verilen kararların İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü hâlinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkûmiyet hükmünün de temyize tabi olduğu anlaşılmakla yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir oldğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suç tarihinin katılan vekilinin şikâyet dilekçesinde belirttiği, tam tarihi tespit edilememekle birlikte 2013 yılı Kasım ayı olarak nitelendirildiği ve bu tarihin suç tarihi olarak kabul edildiği, yapılan soruşturma sonucunda sanık hakkında kabul edilen iddianamenin 22.11.2022 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
5237 sayılı TCK’nın 67/2-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 22.11.2022 tarihli iddianame olduğu ve suç tarihinden iddianame tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeksizin yargılamaya devamla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/5896, K. 2025/13297, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama